Makbule kendisini terk eden İzzet’i acıklı şarkıların yükseldiği bir meyhanede bulmuş ve kendisine geri dönmesi için ikna etmeye çalışmaktadır. İkili arasındaki diyaloğun şu bölümü çok ilgimi çekti:

- Mektup yazdıydım

- Okumadım

- E-meyil attıydım

- Onu da ’spam’ ettim!

‘Spam’in bu kadar halk ağzıyla günlük literatüre girmesi beni oldukça şaşırttı. Aslında şaşırmış olmama şaşırıyor da olabilirsiniz. Çünkü artık küçüçük çocukların bile e-posta adresi, MSN hesabı var.

‘Spam’in halka inmiş olması beni pek de şaşırtmamalı. Galiba beni şaşırtan, ilk kez bir dizide ’spam’ kavramının bu kadar akıcı bir diyalog içinde geçiyor olması.

Şimdi, ’spam’ İngilizce, bunun Türkçe karşılığını neden kullanmıyoruz diyenler de olabilir. Dileyen ‘istenmeyen e-posta’, ‘talep edilmemiş mesaj’ ya da ‘çöp mesaj’ diyebilir. Tercih sizin!

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu