22 Haz
Dergibi.com’un şiir editörü Nusret Özcan, geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti. Kuruluşundan bu yana Yeni Şafak’ta çeşitli görevlerde bulunan Özcan, 1958′de İstanbul Eyüp’te dünyaya geldi. Türk Dili ve Edebiyatı Fakültesi’ni bitirdikten sonra İzlenim, Kayıtlar, Dergibi ve Kafdağı gibi dergilerde edebi çalışmalarını yayınladı. Bizim Mahalle çocuk romanı, Sokak Sesleri, Leyla ve Mecnun, Kemal Aykut’la birlikte Mustafa Kutlu Kitabı, Beşir Ayvazoğlu Kitabı ve Kar Kelebekleri adlı kitapların yazarı olan Özcan, evli ve üç çocuk babasıydı. Nusret Özcan, yarın Eyüp Sultan Camii’nde öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.
| KİTAP ARAYIN! |
"Nusret Özcan’ı kaybettik" konusuyla ilgili 19 yorum yazılmış.
Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun…
Allahu Tealanın rahmeti merhumun üzerine olsun inşaallah.
“ölümden korkuyor musun diyor okurun biri
neden korkayım, ona ne yaptım ki
bir kez olsun binmedim saltanat kayığına
ve ömrüm boyunca
heyelan bölgesinde yaşadım sanki.” (Güzellik Uykusu)
Mekanı cennet olsun
Allah sevenlerine ve yakınlarına sabırlık versin. Kabri nur içinde olsun…
Allah rahmet eylesin :(
Abim,babam hani kitabına ‘Allah size iki cihan sadeti versinde ben de görüp mutlu olayım’ yazmıştın ya.Şimdi yoksunBoynumuzu bükük bıraktın.Seni hepimiz çok özleyeceğiz.
gittin ak sakallı abi, bizi koyverdin gittin .Allah yüreğine cenneti koyduğu gibi, seni de cennetine koysun.Mekanın cennet olsun cennet yürekli abim.
NUSRET ÖZCAN’ a….
dramanda
bir dram a
diller amanda…
dramanda,
sıra Nusret Özcan’da…
“delikanlı ihtiyar” dı
onu severdi
delikanlısı ihtiyarı
“delikanlı ihtiyar” dı
bedeni ruhuna dardı…
“öfkeli muhalif” ti
yine de sevecen zarifti
bir derviş hatta arifti
“öfkeli muhalif” ti
öfkesi muhtelifti…
dramanda
bir dram a
diller amanda…
dramanda,
sıra Nusret Özcan’da…
Ey istanbul aşığı zamanlar açmış dervişim benim.Yokluğun acısını kalbin derinliklerinde hissettirmenden sonra sana aslında tüm dostlara ilk duygularım bunlar.
Ne ilgiçtirki şu anda bilgisayarımda ( hasretinle yandı gönlüm ) çalmakta hemde kalbimin bir tarafından hiçde anımsanmayacak kadar hüzünler alarak.EY GÜZEL ABİM senin bize tabirinle SEVGİLİM AŞKIM BİRTANEM biliyorum ölüm yüce rabbimim emri ama ne yapayım kalbimin bir tarafı tarif edilemeyek derecede acımakta. SENİ SEVDİĞİMİ ZANNEDERDİM ama ben koca bir yalancıymışım sana eyüpte gösterilen sevgi selini görünce sonlarda olduğumu anladım. Gerçek dost dostun acısını hissedermiş sen gece hastaneye giderken benim haberim yoktu, acılarla boğuşurken ben uykuda idim, sesini duyar gibiyim BİLİYORUM YAKIŞMADI.ALLAH ın izniyle o köydeki ağaya güveniyorum seninde söylediğin gibi inşallah cennette buluşuruz.ADAM GİBİ YAŞADIN ADAM GİBİ YARATANINA YÜRÜDÜN, EY GÜZEL ABİM GİDERKENDE BİZE UNUTULMAYACAK DERSLER VERDİN köydeki ağanın yüzü suyu hürmetine rabbim seni babibler ve sadıklarla beraber kılsın EY İSTANBUL BEYFENDİSİ
Biricik yol arkadşım Nusret abim. arkadaş diyorum çünkü
hep arkadaş gibi davranırdı bize.canım abime ALLAH tan
Rahmet yakınlarına ve sevdıklerine de başsaglıgı diliyorum
mekanın cennet olsun abim.( her ayrılışımız da şehit ol-
mak için dua isterdi bizden umud ediyorum ki Rabbim şe-
hadet şerbetini içirerek almıştır yanına) canım abim..
ALLAH ın Rahmeti Efendimiz in Şefaati ve Ehlullah
ın Himmeti üzerine olsun @->->–
İSLAM HOCA’NIN NUSRET ABİSİ
Adını ilk defa İslam Hoca’dan duymuştum.
Küllük’te yaptığımız sohbetlerde, Necip Fazıl bahislerinde, hayata ve insana dair hasbıhallerde İslam Ürkmez’in “Nusret abi anlatmıştı”, “Nusret abi bir gün şöyle demişti” ifadelerine o kadar alışmıştık ki…
İslam Bey’in *İstanbul’da edebiyat fakültesi talebesi olarak üniversite tahsili yaparken- Küllük benzeri mekânlarda tanıdığı, muhakkak istifade ettiği Nusret abisini gıyaben biz de tanımıştık. Belki İslam Ürkmez de Ünye’nin “Nusret”iydi.
Önce ‘kar kelebekleri’ kitabını daha sonra ‘sokak sesleri’ni temin ettim. Sokak Lambası adlı radyo programımda bu eserlerden bahsettim. Zaten “sokak lambası”nı İslam Beyle birlikte sunuyorduk. Nusret Özcan’ı hiç görmedim (Ünye ziyaretinde küllük mekânına uğramışsa da, mekânda olmadığım pek nadir zamana denk geldiğinden görüşemedik, nasip değilmiş) ve fakat biliyordum ki İslam Ürkmez’i görmek Nusret Özcan’ı görmektir. Yusuf Ziya’nın İstanbul’dan her gelişinde, Küllükte İslam Beyle Nusret abi bahsi açılırdı. Yine küllükte tanıştığım ve Amerika’da bulunan Rihad’ın da bu isimden sitayişle bahsettiğine sıkça şahit olmuştum.
…
Yazar Mustafa Miyasoğlu ile kısa süreli mektuplaşmamızda, bir gün şöyle yazmıştı: “Fethi Gemuhluoğlu: ‘dostlarınıza, sevdiklerinize muhabbetinizi/sevginizi sıkça ifade ediniz’ derdi”. Evet, bu bizim ölçümüzdü. Bu ölçüdür bize dostlarımızı sevdiren. Bu ölçüdür güzel insan Vedat Ali Tok’u Ünye’ye getiren ve bizi kalben de olsa Kayseri’ye, Elazığ, Sivas, İstanbul’a götüren… Benim, yüzünü görmeden sevdiğim insanlar vardır. Adeta, gönül birlikteliği ve ruh yakınlığı… Bu ruh gurbetinde, bu zaman diliminde, her şeyin “kullan at” tüketim alışkanlığında algılandığı, tüketildiği yabancılaşmış zeminlerde, dervişane duruşu olanlara ne kadar ihtiyacımız var.
Nusret Özcan hakkında niçin yazdım? İçimden gelmeyeni, hissetmediğimi ve inanmadığımı yazmam. Nusret abinin hikâyesinde hikâyemle örtüşen çok şey gördüm. 49 yaşında ‘dünya sürgününden firar eden’ ve benden sadece üç yaş büyük olan bu gönül insanı ile karşılaşsaydık sureta ne benzerlikler görürdük ve belki farkımız onun ruh ve gönül derinliği olarak kaydedilirdi…
…
“iyi insanlar iyi atlara binip gidiyorlar” vesselam.
www.isayar.net www.sanatalemi.net (ölümler-kayıplar), www.unyem.com (küllük yazıları)
Yokluğunun yüreğimde açtığı yarayı;hiçbirşey kapatamıyor dayıcım..Bana ebediyete kadar bir hasret ve sızı bıraktın.. Ardından ailemiz nasıl toparlanacak bilemiyorum..
Yaşarken hep örnek aldığımdın;ölümünle ibret aldığım oldun,ölüme özendirdin..
Sana olan sevgim ve minnettarlığım hiç bitmeyecek..
Bana son olarak bir görüşme sözün vardı,işte o günü hasretle bekliyorum…
Bize hakkını helal et..
Nusret Abi,
Ötelere yelken açtın
Bizi ardından hüzünlerle koyverdin
Yeni Şafak gazetesinin kapısından içeri girdiğimde gözlerim hep seni arardı. O ak sakallarına yüzümü sürüp seni kucaklamak, üç beş lakırdı etmek bana tüm yorgunluğumu unutturuyordu.
Ah şimdi yoksun. O viran kapıdan giresim gelmiyor inan. Sensiz Yeni Şafak’ı çok değişmiş buldum. Sen de yoksun artık bu halleri kime şikayet edeyim bilmem ki…
Ruhun şad olsun…
Ötelerde yerin nurlu mekanlar olsun inşallah..
üztad diyorya “ölüm güzel şey” Allah rahmetiyle muamele eylasin…
Sevgili Nnusret Ağabey, cismen seninle tanışmak şerefine nail olamadım maelesef. Üstelik Draman’lı olmama rağmen. Ağlamaya doymayım ben emi. Ne kadar körmüşüm, nasıl bakmamışım etrafıma. Yeğenm geldi eve ağlamaklı. -Ne oldu? dedim. -Nusret Ağabey.. dedi. Vefat etti.
Güzel bir Eyüp Sultan tepesinde İstanbul’un bağrına saklandın ya o gün Nusret Ağabey.. İstanbul’da dayanamadı O’da bizimle beraber ağladı..
Cennet mekanın olsun Nusret Ağabey..
ALLAH RAHMET EYLESİN.ÖNEMLİ BİR TÜRK BÜYÜĞÜNÜ KAYBETTİK…
Nusret Özcan’a
Seni hakkın rahmeti kuşatsın boydan boya
Aşk ile iç kevseri rahmete doya doya
Saadet hırkasına bürünsün ruhun, cismin
Hayırla yad edilsin, anılsın Nusret ismin
Bir hoş sada bıraktın giderken ardın sıra
En güzeli, doğruyu, hep haykıra haykıra
Özün, sözün, fikrin bir, birledin bire gittin
Ve hakikat şehrinde kim bilir ne seyrettin
Ağlamam gittiğine, zira seçimin haktır
Cennetin köşkündesin şüphesiz, muhakkaktır
İçimde ızdırapla yanan ateşsin, cansın
Yaran seni hayırla muhabbetle hep ansın
Gün geçtikçe aklım daha çok başıma geliyor. Abicim, biz ne kadar az yanında olmuşuz senin…
Ey sevgili üstad! hakkınızda yazılanları gözyaşıyla okuyorum gecemi aydınlatan sabahı karşılayan ezan sesleriyle.. Ve tüm kalbimle bütün dualara amin diyorum ve kıskanıyorum sizi tanıyan ve yanınızda az oluşlarından yakınanları.. ne kadar iyiymişsiniz ve ne kadar erdemliymişsiniz. Şimdi Eyüp Sultan tepesinde huzurla yattınız. Aslında ben, hayatını Karadenizde kazanan ve Istanbul aşığı bi insan ve o tepeye bakarak kendine yer arayan.. Siz bu kadar verimliyken daha yaşınız da henüz benden bi yaş büyükken nasıl!.. Rabbim! sizden feyz alanlara hayırlı ömür ihsan eylesin.. Size de Rabbimden rahmet sevenlerinize sabır ve hürmet. Bizlerde nasip olursak bulunduğunuz yerlere, makamlara.. Artık orada tanışırız nasıl olsa.
Bekleme; bu konuyla ilgili ne düşündüğünü yaz!