16 Ağu
Joanne Kathleen Rowling İngiltere Chipping Sodburry’de dünyaya gözlerini açtı. İlerleyen zamanlarda ailesiyle birlikte Bristol’e, daha sonra da Chepstow’a taşındı.
(http://tr.wikipedia.org/wiki/J.K._Rowling) Çocukluğundan itibaren İngiliz kültürüyle yetişti doğal olarak. Etrafında gördüğü tarihi binaların tasvirlerinden tutun da Hıristiyan ve Avrupalı bir kültürün etkisiyle belleğinde yerleşen Latince sevgisini yansıttı Harry Potter adlı romanına. Dünya gençliğini, yeni bir fantastik dünya inşasıyla evrenselleştirmeyi başardığı Anglo-Sakson ve Latin kültüründe eritme hamlesiydi aslında onun yaptığı. Rowling belki de bu ulvi gayesinin farkında değildi şuuraltının istila ruhundan habersizcesine. Aslında herkesin hakkıdır kendi kültürünü başka ruh dünyalarında yeşertmeye çalışmak.İşte JK Rowling de belki bilinçsizce girişti bu işe. Ancak onun yetişme ortamını; yetişme tarzını da içinde barındıran fantastik çikolatalarla süslenmiş edebi sesi, tüm dünya gençlerinin ve çocuklarının aklını çelmeyi başardı.
Bizim eserlerimizin mekanları İngiltere’nin şehirleri değil ama İstanbul, Erzurum ya da Semerkant olacaktır. Mimari tasvirlerimiz Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin muhteşem uyumunu yansıtacaktır.Bizim romanlarımızda büyüler, sihirler değil de kerametler, mucizeler söz sahibi olacaktır. Romanlarımızla geliştireceğimiz Fantastik dünyamızın Ortak Dilinin yelpazesi, Orta Asya Türkçesinden Selçuklu ve de Osmanlı Türkçelerine hatta Arapça ve Farsça bazı terimlere kadar uzanacaktır. Belki de bir İngiliz Çocuğu “Mevlana” adlı kahramanın birbirinden fantastik olaylarıyla mutlu olabilecektir.( www.gokselihtilal.com) Olaylarımız Çifte Minareli medresede veya Tac Mahal’de veyahut da Süleymaniye Camiinde geçecektir. Fantastik Dünyamızı bütün bütün yerlileştireceğiz. Hayal dünyasının merkezi olan doğuya yöneleceğiz. (Yazımızın devamı http://onpunto.com/ShowBlog.aspx?Web=edebigazete adresindedir)
| KİTAP ARAYIN! |
Bekleme; bu konuyla ilgili ne düşündüğünü yaz!