17 Ağu
Kot, Türkçede İngilizce’deki Denim kelimesinin karşılığı olarak kullanılır.
Türkiyedeki ilk kot üretimini yapan, Muhteşem Kot, 1940 yılında Fransa’ya yaptığı bir gezide blucinle karşılaşır. Sağlamlığına ve dikim tarzına hayran kalan Muhteşem Kot, bu kumaşı Türkiye’de üretmeye karar verir.
Türkiye’ye döndüğünde bu kumaşı üretmeyi başarır ve 1960 yılına gelindiğinde günde 200 adet üretimi yakalamıştır. Bu kumaş o dönemde özellikle köylüler ve işçiler tarafından çok tutulur. 1960 yılında KOT adını markalaştırırlar.
Her marka kategorisinin jenerik ismi olmak ister. KOT gibi.
KOT, Muhteşem Bey’in soyadı.
Muhteşem Kot, 1940 yılında Fransa’da karşılaşır Blucin’le. Taş gibi sağlamlığını ve olağanüstü dikişlerini çok beğenir, hayran olur. Aynısını Türkiye’de üretmeye karar verir. “Kumaşı, Boyası, Apresi, Dikişi…derken üretimi becerir. Günde 200 adet pantalon üretme kapasitesine ulaşır. İşçiler ve köylüler arasında çok tutulur KOT. 1960 yılında “KOT” adını marka olarak tescil ettirir.
Muhteşem Kot’un oğlu Aytaç Kot, röportajda şöyle söylüyor. “Kotun marka olduğunu bir türlü anlatamadım”… “Özal döneminde kapılar açılınca yabancı markalar geldi. Biz de otomatikman 2. Lige düştük. Kot imajı bulutlarda dolaşıyor, biz yerlerde sürünüyoruz.”… “Hatta ‘Kot, Kot değildir’ diye bir reklam kampanyası bile yaptık ama, anlaşılmadı. Zaten kimse de anlamak istemiyor. Hâlâ “Levis Kot” diyorlar, anlatılması pek mümkün değil.”
1992 yılında üretime son verip, fabrikayı kiraya veriyor.
Blucin almak isteyenlere bir tavsiyesi var, Aytaç Bey’in “Benden herkese tavsiye” diyor. “Blucin almadan önce ne kadar marka varsa giyin, deneyin. Hangisi üstünüzde iyi duruyorsa, onların içinden en ucuzunu alın. Çünkü blucinlerin hepsi aynıdır. Markaya boşuna para vermeyin.
Bir de hatırlatması var. “Levi’s belki dünya devi ama, bu işi ilk yapan biri olarak bana sorarsanız “MAVİ” hepsinden çok daha iyi blucin yapıyor” diyor.
10 Mart 2003 günü Hürriyet Gazetesi’nde Yener Süsoy’un röportajı nerdeyse tam sayfa. KOT ilginç bir örnektir.
- Kategorisinde ilktir.
- Marka ismi jenerik isim olmuştur.
Ama gerçek bir marka olma şansını yakalayamamıştır. Herkesçe bilinir KOT ismi ama bir değer taşımaz.
Aytaç Bey’in uyarılarına rağmen insanlar “Kendi sesini dinliyor” ve markalarına boşuna para vermeye devam ediyorlar.
Kaynakça:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Denim
http://www.ard.org.tr/makaleler.htm
| KİTAP ARAYIN! |
"Denim, Kot, Blue Jeans ya da Blucin!" konusuyla ilgili 6 yorum yazılmış.
Sıklıkla kullandığımız KOT tabirinin Muhteşem KOT soyadından gelme bir Marka olduğunu anlatan yazınız için teşekkürler.
Bunu bilmiyordum gerçekten.Vaktiyle mutfaklardaki her türlü detarjan için Mintaks denmesi gibi bir şeymiş demek ki her Jean için Kot demek.
Ve demek ki Kot kelimesi bir Türk’ün soyadı olduğu için bize o kadar yakın ve sıcak geliyormuş.
Vay be Amerikanın mavi bezini bile Türkleştirmişiz..
Yazınız için teşekkürler..
selam
sanırım bu olay biz Türk milletinin markalaşma ve ürününü pazarlama eskiğimizin bir sonucu. Adam soyadını bir kumaşa vermiş ama sonunu takip edememiş, daha düne kadar iskender dönerinin de marka ve isim hakkı yoktu.
olayın bir başka boyutu ise “kot isminin bize bundan, yani bir türkün soyadı olduğundan sıcak gelmesi ve amerikalıları bile türkleştirmiş olmamız. arkadaşlar garabetimize mazeret bulmanın alemi yok, şu an bende de “kot” var, ama kot meselesi (aslı denim, jean ne olursa olsun) kültürel emperyalizmin bir sonucundan başkası değil.. bundan sonra aslolan şu, yahu koca milletiz, kot giyelim ama dünyaya örnek olacak bir şey de biz üretelim de onunla öğünelim değil mi. bu ister pantolon olsun, ister otomobil, ister pc. ama dünyaya bir şey sunalım. Ben tıp doktoru dermatoloji uzmanıyım, bizim anlı şanlı Hocamız Prof Dr Hulusi Behçet’in dünyada ilk kez tanısını koyup adını verdiği “behçet hastalığı” na bile sahip çıkamıyoruz adamlar hastalığın adını değiştirmeye kalkıyorlar. bizler tüm branşlarda kendi özgün isimlerimize sahip çıkalım, sahip olduklarımızı çaldırmayalım. muhabbetle
tesekkürler
Çok güzel bir paylaşım, tebrik ederim…
Buna benzer bir kaç marka daha var. Mesela Oralet bir markadır. Ancak insanlar oraleti tozlu içecek olarak genelleştirmişlerdir. Küçük bir örnek de olsa, Selpak ve Bankamatik isimleri de temsil ettikleri kurumdan soyutlanarak genel bir adlandırma haline gelmişlerdir.
Bilgilendirme açısından güzel bir yazı. Keşke Muhteşem Kot’ un yerinde ben olsaydım demeden edemiyorum.
Bekleme; bu konuyla ilgili ne düşündüğünü yaz!