7 Eyl
(Bu yazıda bilinçli olarak kullanmadığım ünlü harfi bulun bakalım!)
Bazı zamanlar uyuyası vardır insanın..Tüm olaylardan, kavgalardan uyuyası vardır..Yaşamaktan, korkmaktan, açlıktan, anasızlıktan, babasızlıktan uyuyası..Bu adam niçin “uyumak” fiilini kullanıyor tarzı bir soruyla muhatap da olabilirim..Yanıtım hazır. Uyumak kaçışların kaçışıdır çünkü..Çünkü uyku, tüm sorunlarımızın çözüldüğü yanılsamasını tattırır bizim için çoğu zaman.Çünkü uyku “bizi” bulmamızın sonsuzluğumuza yolculuğumuzun da anahtarıdır.Şuuraltı muamması, biraz da uykularımızda gördüğümüz “rüyalar” dizi filminin zihnimizin soyut ambarına tıkıştırdığı soyut mallar çarşısı olarak anlaşılamaz mı?Çok mu zorlamalı bir yorum oldu bu yoksa?Şuuraltı çarşısında da umumi olarak “biz” satılmıyor mu?Duygularımız, korkularımız, aşklarımız tüm biz, bölüntüsüz biz.
Tabii ki “uyumak” fiilini şuurluca kullanışım yalnız bundan dolayı olmamıştır..Uyumak kültürümüz, örfümüz hatta inancımız açısından da kutluluk girizgahı bir mutluk bağistanı olarak sunulmaz mı?Aşıklar aşıklık şarabını “pir” sunuşuyla rüyada yudumlarlar.Allah’ın Habibi rüyada görülür..Aşık olduğu yarini görüş için âşıklar, rüyalara yatarlar..Uykular tüm sırlı olayların da izdüşümlü yansımalarıdırlar istikbalin sırlarından süzülmüş.Sadık Rüya kavramı bu hakikati anlatmaz mı?
Hayatın üstü yani uykunun harici olan yaşam daima iyi midir?Bu harici yaşamın olayları o kadar hakikattir ki, çoğu zaman bizi canımızdan bıktırır..Rüyalarsa tatlı bir mizahı ruhlarında barındıran tatlı hayali yaratıkları oynatan kuklacılar gibi, yalnız kısa bir zaman dilimi zarfında, bizi oyuncak olarak kullanırlar, ardından da ruhumuzla oyunu bırakıp kaçarlar koptukları giz dünyasına..Bu durumda harici hayat daha acı olmaz mı?Rüyamızda nasıl acı duyarsak duyalım, bu acıların yakın bir zamanda kaybolacağı konusundaki gizli sanımız, şuuraltımızdan sinyal sinyal alarmlarla ruhumuza vurulur durur.Bu sanı mutluluk hormonlarımızın da salgılandığı anın başlangıcıdır uykuda.Yarı ayık, yarı baygın, rüyadaki sıkıntıdan tamamıyla kurtulacağımız anın ümidi, bizim için tatlı bir kurtuluşun, bir ölüm sonrası diriliş umudunun hayatımıza ulaşışının muştusu olmaktadır.
Bu duygularla tüm okurlarımı uykuya çağırıyorum..Kaç saat mi?Hangi mahal mi?Bu soruları siz yanıtlayacaksınız tabii ki..Yıllardır muhatap olduğunuz tipik “uyuma, uyutma” çağrıları gibi bir çağrı sanmayın bizim çağrımızı..Uykuyu bu kadar haykırmamızın ardındaki sırrı bulmaya çalışın biraz.. “Nasıl oluyor da az uyuyan bu adam “uyku” “uyku” diyor?” tarzında bir soru sorun misal..Bu adam da yanıt bulsun sorunuza..Uyku diyorum çünkü tüm uykular -hakiki uykular kastımdır burada- çalışmanın, yorulmanın, sonucudurlar..Yalancı uykular da vardır ama onlar biyolojik bir alışkanlığı, aynı sigara, alkol tiryakiliği gibi bir yakalanılmışlığı, tutsaklığı, ihtiyaç dışı bir hamallığı karşılarlar..Okuduktan sonra yorulan zihin, çalıştıktan sonra yıpranan vücut, uykuya, tam da hakiki uykuya hak kazanmıştır.Biz bu işçi, çalışkan ruhlar, akıllar için uyku ilacını haykırıyoruz.Rahatına düşkün, çalışmaktan kaçan insanlarsa bahsimiz dışındadırlar..
Uykuyu bir amaç olarak görmüyoruz.Onun zihnin, ruhun, aklın istirahati için bir araç olduğunu söylüyoruz.Şimdi bu yazımda bilinçli olarak kullanmadığım o “ünlü harfi” ninni tarzında okuyup uyuyunuz.Ancak bu işi, bugün çok okudunuzsa, çok çalıştınızsa, çok yazdınızsa hakiki bir yorgunlukta kıvranıyorsanız yapınız.Yoksa uyku ilacının zararları yararlarından daha çok olabilir.Doktorunuzdan “uyarması”.Yoksa doğrusu “uyutması” mı olmalıydı?
| KİTAP ARAYIN! |
"Uyuyunuz Dostlarım Uyuyunuz!" konusuyla ilgili 2 yorum yazılmış.
Güzel yazınız için teşekkürler.
(e harfi kullanılmamış,tebrik ederim :) )
Sevgili Korcan,
Yazımda kullanmadığım ünlü harfi bulmuşsunuz sizi tebrik ederim:)
Kıymetli yorumunuz için de teşekkürler..
Bekleme; bu konuyla ilgili ne düşündüğünü yaz!