güneşi arkamıza aldık yollara düştük. yürüdük, yol aldık. lakin yürüdükçe uzaklaştık bahardan ve ıtırdan. iç ürpermeleriyle buharlı nefesler karıştırdık havaya. attığımız her adımda bir tel bıraktık geriye bildiklerimizden. aldırmadan buz tutan havaya, zembereğinden boşanmışçasına koşup durdu zaman.

sonunda aşksız ve bahçesiz öyle bir yere geldik ki, eskiler gurbet demişler adına **. yediğimiz tat vermedi, içtiğimiz yüzümüzü ekşitti. yerleştikçe iğrendik bu soğuk ülkeden. iliklerimizin donmuşluğu içinde çözüm arar gibi yaptık.

sonunda bir kuş kanadına takılıp güneşli memleketimizi, evimizi aramaya çıktık. yine yoldayız. hala yoldayız.

* Novalis
** gurbet-i garbi, gurbet-ul garbiyye : İslam felsefesinde insanın macerasını anlatan sembolik hikaye.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu