24 Eki
Zülfü Livaneli’nin anıları dostu Yaşar Kemal’in Nobel’iyle ilgili sır perdesini de araladı: “En güçlü adaydı. Ama Türkler ve Kürtler onun aleyhine propaganda başlattılar. Akdamiye onun beşinci sınıf bir yazar olduğunu söylediler. Kürtlere göre o, Türkçe yazan bir devlet sanatçısıydı.”
Bugün Vatan’la piyasaya çıkan Vatan Kitap’ın konusu: 60 yıllık anılarını “Sevdalım Hayat” isimli kitapta toplayan Zülfü Livaneli.
Vatan Kitap’ta özellikle kitabın Yaşar Kemal ile ilgili bölümü vurgulanmış. İşte o bölüm:
Yaşar Kemal Nobel ödülüne çok yaklaşmıştı. En güçlü aday olarak adı geçiyordu ve ödülü kazanmaması için hiçbir neden yoktu. Tam o sırada bazı Türkler ve Türkiyeli Kürtler devreye girerek Yaşar Kemal aleyhine bir dedikodu çarkı çevirdiler.
İsveç akademisine, Türk edebiyatını iyi bilmediklerini, aslında Yaşar Kemal’in Türkiye’de beşinci sınıf bir yazar olduğunu, sadece o çevrilmiş olduğu için ödülü ona vermenin haksızlık olacağını söylemişler.
Bu arada bazı Kürtler de Yaşar Kemal’in Kürt olduğu halde Türkçe yazmasının, Kürt kimliğini inkâr etme anlamına geldiğini öne süren bir kampanya başlattılar. Onlara göre Yaşar Kemal, Kürt halkının masallarını alıp Türklere mal etmekle görevli bir devlet yazarıydı.
Lars Gustafson adlı İsveçli romancı, Avusturya’da tanıştığı Diana Canetti adlı Türkiyeli bir yazarın Türkiye’de Yaşar Kemal’den daha ünlü olduğunu yazınca dayanamadım ve yazının yayınlandığı Expressen gazetesine bir açıklama gönderdim. Bu tartışmalar, zaten kıl payı dengeler üstünde duran İsveç akademisini ürküttü, Yaşar Kemal’e verecekleri ödülü ertelemeyi uygun görüp Patrick White’a verdiler.
Böylece “Türk Türk’ün kurdudur!” kuralı gereği, küçük kıskançlıklar ve çapsız hesaplar yüzünden Yaşar Kemal’in Nobel alması engellendi. Yalnız bu durumda bir öğe daha vardı. O da yalnız Türklerin değil, “Kürtlerin de Kürtlerin kurdu” olduğu gerçeğiydi.
TİLDA’YA VEDASI
Yaşar Kemal’in eşi Thilda ak kuğu kadar zarif yaşadı ve yine bir ak kuğu kadar zarif öldü. Son gün Yaşar Kemal, yoğun bakım ünitesinde bilinçsiz yatan Thilda’nın soğuk alnını öpüyor ve “Thilda’cığım, sevgilim,” diyor. “Sana teşekkür ederim. Yaşadığımız bu güzel hayat için sana teşekkür ederim sevgilim. Korkma, sakın korkma! Biz namuslu bir hayat sürdük.” Koca devin gözündeki yaşlar, yoğun bakımda ölümle iç içe yaşayan doktor ve hemşirelerin de gözlerini buğulandırdı. Yaşar Kemal soğuk alnını öptüğü Thilda’ya bu güzel yaşam için teşekkür ettikten sonra, “Duydu beni!” diyordu. “Eminim söylediklerimi duydu.”
Sevdalım Hayat/ Zülfü Livaneli/ Remzi Kitabevi
| KİTAP ARAYIN! |
Bekleme; bu konuyla ilgili ne düşündüğünü yaz!