30 Eki
Alev Er ve Ahmet Altan’ın yönetiminde, İkinci Cumhuriyet çizgisinde yayınlanacak olan Taraf gazetesi, gelecek ay çıkacak.
Yasemin Çongar’ın da yer aldığı projenin, Türk basınında nasıl bir yer edineceği ve halk nezdinde nasıl karşılanacağına ilişkin yorumlar sürerken, Akşam gazetesinin sivri dilli yazarı Oray Eğin’den Taraf’a ilişkin bir yorum geldi.
İBDA-C örgütünün yayın organının adının da taraf olduğunu hatırlatan Eğin’n yazısını buyrun birlikte okuyalım:
Taraf gazetesinin vermesi gereken sınav
Gelecek ay yeni bir gazetenin çıkması bekleniyor. Kod adı İkinci Cumhuriyet olarak tasarlanan gazetenin açıklanan resmi adı Taraf. Hazırlayanlar, kendilerinin taraf olduklarını, gazetelerinin bir duruşu olduğunu söylemek için bu adı tercih etmişler belli ki. IBDA-C’nin dergisinin de adı olan Taraf, İkinci Cumhuriyetçiler’le bu yasadışı örgütü aynı kayığa bindirivermiş tesadüfen de olsa.
İçi boş bir tarafsızlık iddiasındansa Taraf’ın bu duruşu ilgi çekici şüphesiz. Gazetenin manşetlerini, yorumlarını, mevcut basında olmayan ne yapacaklarını, farklarını basında olmayan neyi sunacaklarını ister istemez merak ettiriyor.
Bugün Taraf gazetesini hazırlayanlar, yeni bir anlayış için yola çıkanların hepsi mevcut basından gelme, buraların yetiştirmesi insanlar.
Taraf’ın yönetiminde iki genel yayın yönetmeni olacak. İki patron, ama en önemlisi iki büyük ego demek. Şimdiden gazetede kimi çatışmaların olduğunu, akşamüstü görevi devralan Ahmet Altan’ın Sabahçı Alev Er’in gazetesini beğenmediği, gündüz gazeteyi önüne alıp yapılan sayfalarla ilgili ağır hakaretler ettiği ve çalışanların da bu semi-şizofrenik yapıdan rahatsızlık duyduğu konuşuluyordu. Nasıl bir sistem oturtulacağını göreceğiz.
Taraf için asıl zor olan mevut medya sisteminde yetişmiş gazetecilerin nasıl “yeni” bir şey yapacağı. Zira kadronun büyük bölümünün son yıllardaki performansı epey düşüktü. Önce Aktüel dergisinin yeniden düzenlenmesi sürecinde başarısız olundu, ardından Star gazetesinde istenen gazete yapılamadı.
Peki şimdi klişelere hapsolmadan, mevcut alışkanlıkları yıkabilecekler mi? Açıkçası şu ana kadar açıklanan Taraf kadrosundan bu konuda iddialı pek kimseyi görmek mümkün değil.
Tam da bu aşamada bir Yasemin Çongar ve Ahmet Altan parantezi açmak istiyorum. Çongar uzun Amerika tecrübesinden sonra mutfakta harikalar yaratabilecek mi acaba, oranın standartlarını burada uygulayabilecek, Türk gazetecilere aktarabilecek mi?
Ahmet Altan’ın da bu ilk yayın yönetmenliği değil: Geçmişte bir gün mü ne sürmüştü Güneş’in genel yayın yönetmenliği. Onu, zamanında vazgeçiren sebeplerden bugün eser kalmamış olsa gerek ki tekrar böyle bir göreve adım attı. Taraf’ı en çok onları görmek için okuyacağım; yoksa diğerlerinin neler “yapamadığını” herkes biliyor.
Metin Münir’in hazırladığı Güneş gazetesinden sonra, basına en büyük yenilik Yeni Yüzyıl’la gelmişti. Yeni bir mizanpaj anlayışı, haber ve yorum farkıyla bugün yaşamasa da epey bir değişime yol açmıştı o gazete. Beyaz Türkler’e ait, neredeyse tam bir Nişantaşı gazetesiydi. Belki bugün çıksa o kadar şaşırmayız, o kadar değişik gelmez. Ama zamanı için önemliydi. Taraf’ın da çıtası o zaman Yeni Yüzyıl’ın yarattığına benzet etkiyi bugünün şartları ve ihtiyaçları ölçüsünde değerlendirmek olmalı.
Onun ardından çıkan Radikal’in de özellikle ilk dönem ekleriyle yarattığı etki yadsınamaz. Radikal, mavi büyük harfli logosuyla, Esen Karol’un muazzam tasarımıyla çıkmıştı, prestijli bir yayındı. Ama bugün tetikçi olarak iş bulan eski yöneticisi o prestiji yerle bir etmek için iki kere logo değiştirdi. Şimdi bir logo ve boyut değişikliğine gidecek Radikal; ölüm fermanından önceki son çığlık olarak.
Yeni Yüzyıl da, Radikal de ömürlerini tüketseler de kendi içlerinde yeni bir disiplin getirmişlerdi basına. En önemli özelliği, iki gazetenin yorumcularının da daha evvel adları az bilinen, orada marka olan isimler olmasıydı. Bugün basında adı geçen pek çok ünlü isim ilk kez orada parladı: Can Dündar’ından Mine G. Kırıkkanat’ına, Hakkı Devrim’den Ali Bayramoğlu’na kadar.
Taraf’ta böylesi bir yıldızlaştırma olacak mı, doğrusu öngöremiyorum. Sızan isimler defalarca denenmiş imzalara hapsolunduğunun işareti sanki.
Bir de tabii “bağımsızlık” testi var Taraf’ın.
Biliyoruz ki İkinci Cumhuriyetçiler’in AKP hükümeti sayesinde, verdikleri desteğin karşılığı olarak büyük beklentileri var. Sıradan, az maaşlı bir yazar olan Mehmet Altan mesela birden büyük transferler yapan, sürekli televizyona çıkan, desteği paraya dönüştüren biri oldu.
Şimdi İkinci Cumhuriyetçiler’in gazetesi de bu işlerin ideologu Mehmet Altan’ın izinden mi gidecek; kısacası gazetecilik mi yapmak istiyorlar, rant peşinde koşmak, Star, Bugün ve Yeni Şafak gibi AKP destekçisi bir basına katkıda mı bulunacaklar?
Bu samimiyet sınavını vermeleri gerekiyor. Taraf “bağımsız” olmak için bu şüpheleri, cemaat desteği iddialarını ortadan kaldırmak zorunda.
Her ne kadar karamsar olsam da, yeni bir gazetenin en çok gazetecilerin işine yaradığını, ne kadar çok gazete çıkarsa o kadar çok gazetecinin sesini duyurabileceğini, iş bulacağını, ailelerini geçindireceğini bilirim. O yüzden Taraf’ın da tutmasını isterim. Başka medya grupları, başka gazeteler, rakipler olmadan iyi gazetecilik olmaz çünkü.
Yeter ki Taraf’ta iyi gazetecilik yapılsın. Yapılsın ki, biz de onlardan daha iyisini yapalım.
Oray Eğin, Akşam, 30 Ekim 2007.
| KİTAP ARAYIN! |
Bekleme; bu konuyla ilgili ne düşündüğünü yaz!