Murathan Mungan.jpgEdebiyatçı Murathan Mungan, Sabah gazetesinden Şirin Sever’e verdiği röportajda sarfettiği “Popüler olmaya göz koysaydım piyasadakileri donumda sallardım!” cümlesiyle şaşkınlık yarattı. Önce Mungan’ın neler dediğine bir bakalım; ardından Ahmet Hakan’ın kendisiyle ilgili yazdığı yazıya geçeceğiz. İşte bahse konu olan soru ve cevap:

- Popüler kültür ikonu olmak sizi korkutur mu?

- Ben kişiliği şöhretle oluşmuş bir insan değilim. Ama şöhret bana iyi bir öğretmen oldu. Şöhretin nasıl sinsi bir canavar olduğuna, nasıl sahibini yediğine ilk uyananlardanım. Popüler olmayı istemek, buna göz koymak… İnsan belli yaşlarda bunu ister ama üstünden atlamayı da bilmelidir. Bu anlamda baksaydım, yani popüler olmaya göz koysaydım, piyasada ‘popüler’ diye dolaşanların çoğunu donumda sallardım! Bu lafı da rastgele söylemiyorum; bu bir seçim meselesi. Popüler kültürle ilgiliyim ya da ilgisizim demek çok da mümkün değil çünkü bu elimizde olan bir şey değil. Aslında ben yapılan işle saf, temiz ilişki kurmaktan yanayım.

Mungan’ın Sabah gazetesinde oldukça geniş bir yer tutan röportajına ilk tepki, popüler kültürün ikonlarından biri olan Ahmet Hakan’dan geldi. Hakan, (belki de Coşkun demek lâzım, çünkü kendisinin pek kullanmayı tercih etmediği gerçek adı Ahmet Hakan Coşkun’dur) “Şairin donu” başlıklı yazısında Mungan’ı “ti”ye alıp “İkinci sınıf edebiyatçı / Birinci sınıf şarkı sözü yazarı” nitelemesinde bulunuyor. Fazla söze hacet yok. Sözü Ahmet Hakan’a verelim de kurtulalım:

ŞAİRİN DONU

“İKİNCİ sınıf edebiyatçı / Birinci sınıf şarkı sözü yazarı” “sevgili” Murathan Mungan’ın, Sabah gazetesine verdiği röportajda, “Popüler olmaya göz koysaydım piyasadakileri donumda sallardım” şeklindeki sözlerini okuyunca “Vay! Hisli şaire bakın siz” dedim…

Yanlış anlaşılmasın:

Adam şair diye kendisinden her daim “Fecri Ati” edebiyatçısı kıvamında konuşmasını beklemiyoruz.

Ama herhalde “Murathan’ın donu” ile “Fecri Ati edebiyatçısı tarzı konuşma” arasında bir yer de vardır…

Bir miktar edebiyat pırıltısı taşıyan herkes, “Donumda sallarım” lafını aşan bir laf bulabilir…

Değil mi ama…

* * *

Keşke tek mesele bu “don” meselesi olsaydı…

Mungan’ın röportajına bakınca…

Aşka dair yaklaşımının da hayli banal olduğu ortaya çıkıyor…

Mesela “Türkiye’de aşk imkansız çünkü eğitimli insan ve yeterli tesis yok” bağlamında bakın neler söylüyor:

“Türkiye’de aşkın Oxford’u vardı da ben mi gitmiyorum? (…) Nasıl zorluk çekiyorsanız işe adam almakta, kalifiye eleman bulmakta; aşık olmak için de o kalifiyede, o vasıflarda insan giderek azalıyor. (…) Türkiye’nin şu andaki malzemesini düşünün. Bu malzeme içinde uygun birini bulsanız bile, bu dekorda ne yaşayacaksınız?”

Görüyor musunuz edebiyatçımızı?

Neredeyse sözü “Eğitim şart abi”ye getirecek…

Bir de aşk için ülkemizde gerekli dekor yokmuş…

Yani bizde de Roma’daki “Aşıklar Çeşmesi” falan gibi bir mekan olsa tutmayın Murathan’ı siz…

İlahi Murathan! Bizi güldürdün, Allah da seni güldürsün e mi?

Ahmet Hakan/Hürriyet

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu