Ömer olmak. Adaletle Ömer olmak, cesaretle Ömer olmak, ferasetle Ömer olmak, Allah korkusuyla Ömer olmak, Resul sevgisiyle Ömer olmak, lider olarak Ömer olmak, baba olarak Ömer olmak, eş olarak Ömer olmak, Ömer olmak, Ömer olmak… Ahir zaman Müslümanları için bir de kimlik taşıyabilen bir Ömer olmak.

-“Kimlik mi? O zamanlar kimlik yoktu. Ama benim kimliğim var” diyorsanız bu kimlik biraz başka. Kağıdın üstüne isim yazılıp mühür vurulanlardan değil, cepte taşınanlardan değil, sorulduğunda gösterilenlerden hiç değil. Ama bu kimliği taşımak çok zor, mühür yok üstünde cepte taşınmaz bütün bedeninle, giyiminle, kuşamınla, davranışlarınla, konuşmalarınla her şeyinle bir bütün olursan taşınır. Bahsedilen kimlik az çok kafalarda yeşermiştir. Bu kimlik İSLAM KİMLİĞİ.

Hz. Ömer (r.a) belki de Allah Resulü (sav) den sonra bu kimliği en güzel bir şekilde taşıyan ikinci kişiydi. Çünkü O İslam’ı yaşamanın günümüzden çok daha zor olduğu bir dönemde Müslüman olmuştur.İslam O’nun katılımıyla yeni ama çok büyük bir güç kazanmış  bu sayede ilk kez açıktan tebliğe başlanmıştır.O kazandığı yeni kimliği,İslam kimliğini kimseden çekinmeden meydanlarda açıklamıştır.

Hicret zamanı hemen herkes gizlenerek ya da kaçarak hicret ederken Hz. Ömer gizlenmek bir yana dursun Kabe’ye gidip “Ben Medine’ye gidiyorum.Karısını dul,çocuklarını yetim bırakmak isteyen varsa peşimden gelsin” gibi bütün müşriklere meydan okuyan bir konuşma yapabilmiştir.

Yapabilmiştir çünkü bu konuşmayı yapmak sadece Hz. Ömer’in harcı idi.Yapabilmiştir çünkü bütün müşrikler Hz. Ömer’den korkuyordu.Yapabilmiştir çünkü Hz. Ömer’in karşısına çıkmak Azrail’in karşısına çıkmak gibiydi.Yapabilmiştir çünkü Hz. Ömer çok güçlüydü.

İşte İslam kimliğini taşımanın gerek ve yeter şartı;Güç.Eğer bizde Hz. Ömer gibi bir kimlik taşıyıcısı olmak istiyorsak güçlü olacağız.O zaman hemen body salonlarına gidelim yada uzak doğu sporlarından birinde siyah kuşak alalım veya savaşmayı öğrenelim.Bunlar elbette güç ama artık devir değişti.Tabii bizlerde değişeceğiz.Çağımızın gücü olan bilgiyle donatacağız kendimizi.Kılıç kuşanır gibi taekwondo yapar gibi vücut çalışır gibi donanacağız,öğreneceğiz,bileceğiz.Bileceğiz,öncelikle dinimizi bileceğiz,Allah Resulü(sav)’in hayatını bileceğiz hem de hiç kimsenin hayatını bilmediğimiz kadar bileceğiz.Mesleğimizi çok iyi bileceğiz.Bileceğiz de bileceğiz başka çıkar yolumuz yok.

Efendimiz(sav) “Allah’ım bu dini iki Ömer’den biriyle kuvvetlendir” şeklinde dua etmiştir.Dinin Hz. Ömer’e , Hz. Ömer’in dine ihtiyacı vardır.O zamanlar Ömer’e ne kadar ihtiyaç varsa en az o kadar belki daha fazla Ömer’e Ömer’lere ihtiyacımız var,Ömer’lere muhtacız.

İslam bugün dünyada maalesef(binlerce kez maalesef yüz binlerce kez maalesef) alakası olmadığı gibi kesinlikle reddeden bir din olduğu halde terörle,yobazlıkla bir anılır oldu.Sakallı olmak hristiyan olsan bile sakallı olmak potansiyel terörist olmak demek artık.Hatırlarsınız bir İspanyol profesör sırf sakallı olduğu için uçağa alınmak istememiş ve bu yüzden uçağın kalkışı gecikmişti. Başörtüsü kullanmak yobazlık geri kafalılık alameti sayılıyor.Yine hatırlarsınız yakın zamanda başörtülülere okumaları için yol gösterildi;Suudi Arabistan.İşte biz bu yüzden hiç olmadığı kadar Ömer’lere muhtacız.Bu imajdan kurtulmak için,daha rahat bir hayat sürmek için ,İslam’ı hak ettiği yere taşımak için ,İslam’ın ilimle,bilimle ne kadar iç içe olduğunu dünyaya duyurmak için muhtacız.Bunları yapabilmek için önce bir kimliğe;İslam kimliğine muhtacız.Bu kimliği taşıyabilmek için güçlü olmaya muhtacız.güçlü olmak için de bilgili olmaya alim olmaya muhtacız.

Gelin Gençliğinizi heba etmeden dolu dolu yaşayalım.

Gelin alanımızda uzman GENÇLER olalım.

Gelin GENÇLER bu çağın Ömer’leri bizler olalım.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu