12 Ara
Asma, dal ve yapraklarının çatı gibi örttüğü bir ucu Köprülü Camii’nin avlusuna açılan, diğer ucu şehrin büyük hanının demir kapısıyla nihayetlenen sokağın kenarındaki ahşap kahvedeyim.Yaz güneşinin olgun ekin demetlerine benzeyen ışıkları asma, yaprak ve dallarında kırılarak dans ediyor.
12 Ara
Gün olur güneş doğar ufkun derinliğinden
Gün olur filizlenir hayat kendiliğinden
Gün olur tüm tutkular artık tükeniverir
Gün olur ömür biter bir yıldız kayıverir.
10 Ara
Tüm yüzler arasında yalnız yeşil gözlerine atfettiğim
derilmemiş güllerin sessizliği,
Yüreğimdeki ebedi hasretin bitmez..
Aç kulaklarınıda dinle; sana özleyişin bestesini;
(more…)
9 Ara
Değişmekse dostluk!.. Bu iki kelime benim için anlamını yitireli çok zaman oldu. Kendimi yeni yeni bulduğum ilk gençlik yıllarından o durağan sınıra ayak bastığım, kendimle barışık olmanın ikilemi içindeki fırtınalı yıllar… Uzatılan ellere sıcacık bir dokunuşun hazzını tattığım yirmi yaşın sevecenliği… Sevinçlere, üzüntülere, umutlara ortak olma paylaşımını yaşamanın hazzı…
9 Ara
Zaman eski tadını yitireli yıllar olmuş. Ne çocukluğumuzdaki neşemizi görebiliyoruz nede acımızı. Acımız bile değişti; değişen her şey gibi. Nicedir bu değişmenin izdihamı altında ezilip büzülüyordum. Sanki zaman da, üzgün gibiydi. Üzülerek bizden bir şeyler götürmenin sancısını çekiyordu. Bu sancı çok başka bir sancı olmakla birlikte çokta tanıdıktı.
(more…)
9 Ara
Aristoteles,” Bir dilsel anlatım açık olur, buna karşılık bayağı olmazsa, o iyi bir dilsel anlatımdır. Kuşkusuz en açık dil herkesin ortak olarak kullandığı sözcükleri kullanan dildir. Fakat böyle herkes için ortak olarak olan sözcükleri kullanan dil, açıklık yanında bayağılığı da beraberinde getirir. Alışılmamış sözcüklerin kullanılmasıyla bir dil, gündelik ve kaba olmaktan kurtulur, yücelir. Alışılmamış sözcük deyince, yalnızca yabancı sözcükleri değil, aynı zamanda mecazları ( metaforlar ), uzatılmış sözcükleri ve genel olarak da gündelik dilin dışında kalan şeyleri anlıyorum. Ama bir ozan çıkar da bütün şiiri bu gibi alışılmamış bağdaştırmalarla yazmak isterse o zaman bu anlaşılması çok güç bir dil, bir bilmece dil olur” (Aristoteles )
9 Ara
Türkiye’nin kâğıda basılmayıp yalnızca internet ortamında yayımlanan, ancak görsel tasarımıyla da gerçek bir dergiden hiç bir farkı bulunmayan ilk ve tek online sinema dergisi Sinemalife’ı, bu alandaki ilginç bir deneme olarak sizlere geçtiğimiz ayın başlarında sayfamızda tanıtmıştık.
Şef editörlüğünü Köksal Aras’ın yaptığı, geniş bir yazar grubunun da destek verdiği bu sıradışı sinema yayını, can-ı gönülden kutlanması gereken bir disiplin içinde yoluna devam ediyor. Aralık ayının ilk günüyle birlikte, dergi -internet ortamındaki diğer sitelerde pek de alışık olmadığımız bir biçimde- hemen yenilendi ve ikinci sayısı da okurlarıyla buluştu.
8 Ara
Türk edebiyatına çok sayıda öykü ve roman kazandıran yazar Erhan Bener vefat etti. Gazi Üniversitesi Hastanesi’nde bir süredir tedavi gören Bener, 10 Aralık Pazartesi günü Ankara’da toprağa verilecek.
8 Ara
Sinema yazarları, dünyanın -hareketli ve bereketli bir sinema sektörüne ev sahipliği yapan- istisnasız bütün ülkelerinde “cins insanlar” olarak ün yapmışlardır. Bu kalabalık ailenin üyelerinin kendilerine özgü bir konuşma ve yazı jargonu vardır. Günün 24 saati sinemayla yatar sinemayla kalkar; yalnızca filmlere değil, doğrudan doğruya hayatın kendisine de “üç boyutlu olarak çekilmiş uzun metraj bir film” gözüyle bakarlar. O yüzdendir ki gündelik hayat içinde karşılaştıkları ilginç kareleri sık sık sevdikleri filmlerle özdeşleştirmeleri, sadık okurlarınca da doğal karşılanır.
8 Ara
Kimilerine göre, uluslararası ilişkilerinde sürekli tutarsız hareketler sergileyen bir “zırdeli” konumundaki Libya Devlet Başkanı Muammer El-Kaddafi, sinemanın uluslararası tanıtım ve propagandadaki önemini fazlasıyla kavramış bir lider olarak, bu alanda son otuz yıldır hiç tereddüt etmeksizin attığı tutarlı adımlara geçtiğimiz günlerde bir yenisini daha ekledi. Daha önce de İslâm dünyasının yüz akı niteliğindeki iki büyük filmi, “Çağrı” (16 milyon dolar) ve “Çöl Arslanı”nı (36 milyon dolar) finanse eden Kaddafi, “Kuzey Afrika’nın İtalyan emperyalistlerce istilâ edilişini anlatacak yeni bir üstün yapım için hükûmetinin 50 milyon dolar ayırdığını” açıkladı.
| KİTAP ARAYIN! |