12 Oca
Akşam internette gezineyim dedim. Gezinirken dikkat çekici bir haber gözüme ilişti.Haber hepimiz için hayat iksiri olan, su hakkında bilmediklerimiz konuluydu.Haberin içeriğini okudum, benim için çok ilginçti. Su hakkında bilmemiz gerekenleri ve çok boyutlu düşünmemizi öneriyordu.Sadece günlük tüketilen nimet olarak değil de, vücudumuzun temel ihtiyacı olarak düşünmeliyiz. Belediyeden saat 15.00 ‘le 20.00 arasında sular kesilecektir anonslarını duyunca tedbir almaya başlarız.
Herkeste su doldurma telaşı başlar.Günlük saatleri belli olarak kesinti yapılırsa bir şekilde susuzluğa tahammül ederiz.Kesinti uzun süreli olacak olursa, o zaman insanlar susuzluk konusunda tahammülsüz olurlar.Bununda bir çok haklı nedenleri vardır.Özellikle yaz aylarında terlememizden dolayı belli aralıklarla banyo yapmamız gerekir.su tüketimimizde artar sıcaklardan dolayı.Ayrıca vücudumuzu dinlendirme amaçlı olarak duş alırız , ama su kesintisi olursa vay halimize.Evimize misafir geldiğini düşünelim. Evimizin hanımının sıkıntısı tüm aile bireylerini etkilediği gibi , evimize kırk yılda bir gelen misafirlerimizi de etkiler. Sıkıntısını belli etmemeye çalışsa da evin hanımı bir şekilde evde ki, tüm insanlara sıkıntı herkese yansır.Su vücudumuza alınması gereken en temel besin maddesidir. Yetersiz alındığı zamanlarda , vücudumuzda organlarımızın , özellikle böbreklerimizin zarar görmesine sebep oluruz.Günlük su ihtiyacımızı günlük aktivite yoğunluğumuza göre değişir. İnsanların günlük faaliyetlerine göre su ihtiyaçları değişir.İnsanlar uzun süre gıda almasalar da hayatlarında sıkıntı olmaz ancak aynı zaman zarfında susuz kalırlarsa, vücudumuz da onulmaz hasarlar meydana gelir.Su bu kadar vücudumuz için önemlidir. Suyun kıymetini bilerek Allah’ımıza ne kadar şükretsek azdır. Dünyamızın kuraklıkla karşı karşıya olduğunu biliyoruz. Bilinçli olarak suyumuza sahip çıkmalıyız. Musluklarımızı ihtiyacımız bitince kapatmalıyız. Dünya ülkelerinin bazılarının en temel ihtiyaç olarak dış ülkelerden ithal ettiği birinci kalemde su vardır.Ülkemizin sularını boşa harcamamalıyız. İbadet için abdest alırken bile suyu ölçülü kullanmamız önerilmiştir. Deniz kenarında olunsa bile , suyu hoyratça, istediğimiz miktarda değil de, ölçülü şekilde kullanmalıyız.Kutsal metinde “içiniz” buyuran emrin devamında “israf etmeyiniz “ gelmektedir.Bolluk içinde de, kıtlık içinde de, mutlaka suyumuzu da kullanırken ölçülü olmalıyız. Resmi veya özel binalarda gün ışığı olduğu halde ışıklar yanıyorsa elim hemen elektrik düğmelerine gider ve sözüm geçecek kişiler varsa dikkatlerini çekerim. Çünkü suyumuza tüm toplum olarak sahip çıkmalıyız ki, sularımızın boşa gitmesinin önüne geçelim.Vücudumuza aldığımız suyun sayısız faydası vardır. Vücudumuzun su ihtiyacını karşıladığımız zaman en azından şöyle faydaları olur:Başta almış olduğumuz besinlerin sindirimini sağlar.Besinlerin sindiriminin yanında emilimin taşınması gerekir, parçalanan besinlerin ulaşması gerektiği organlarımıza su sayesinde ulaşırlar.Eklemlerdeki sıvıların orantılı halde bulunmasına da katkısı vardır suyun. Eklemlerimizin içinde sıvının olmaması otomobillerimizin dişlilerinin yağsız kaldığında nasıl arıza çıkarırsa, yeterli sıvı olmayan eklemlerimizde de hareketlerimizi engeller.Ortopedi uzmanları sıvısı azalan hastaların sıvı oranını arttırmak için enjektörle katkı yapıyorlar. Vücudumuzun yapı taşları hücrelerimizin ihtiyaçlarının karşılanması da su sayesinde olmaktadır.Değerinin parayla ölçülmesinin imkânsız olan nimetimizin suyun kıymetini bilmeliyiz. Lüzumu kadar kullanmalıyız. Bir benim çok kullanmamla ne olacak demeden, bilinçli şekilde su tüketimini yapmalıyız.Bir gün suyun kesilmesinin sıkıntısını hepimiz yaşamışızdır. Onun için suyun hazineler dolusu altına değişmeyiz. Su hayattır. Su candır. Su can damarımızdır.Su hayat iksirimizdir.
| KİTAP ARAYIN! |
Bekleme; bu konuyla ilgili ne düşündüğünü yaz!