Arşiv: Ocak, 2008

Hayat iksirimiz

Akşam internette gezineyim dedim. Gezinirken dikkat çekici bir haber gözüme ilişti.Haber hepimiz için hayat iksiri olan,  su hakkında bilmediklerimiz konuluydu.Haberin içeriğini okudum, benim için çok ilginçti. Su hakkında bilmemiz gerekenleri ve çok boyutlu düşünmemizi öneriyordu.Sadece günlük tüketilen nimet olarak değil de, vücudumuzun temel ihtiyacı olarak düşünmeliyiz. Belediyeden saat 15.00 ‘le 20.00 arasında sular kesilecektir anonslarını duyunca tedbir almaya başlarız.

(more…)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 0 Yorum
  • Kategori: Deneme, Blog
  • bence

    En belirgin gerçeklerin altındaki duyarsızlık, aslında herhangi bir kişinin aklında değil de, sizin aklınızdan geçtiğinde, siz nerde olursunuz acaba? Böyle sıradan durumların en belirgin halinde, göreceli olmanın yanı sıra, sadece bireyin kendine ait tanımlarının, hatalarının, ölçülerinin ya da hiçbir şeyin simgesi haline gelmiş olan zamanda, kendimizi başkalarında aramanın yolu zamandan geçtiğinde, biz o zamanda olabilir miyiz? 
    (more…)

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 0 Yorum
  • Kategori: Deneme
  • Anlatım bozuklukları

    Televizyondaki reklâmları, haberleri izlerken; ulusal yayın yapan gazetelerin haberlerini, hatta manşetlerini okurken biraz dikkat edin, nice anlatım bozukluklarına şahit olacaksınız. İşin garip tarafı bu hatalar o kadar çok tekrar ediliyor ki biz izleyiciler ve okuyucular bu yanlışları fark etmiyor, aksine doğru anlatımmış gibi kullanıyoruz. (more…)

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 6 Yorum
  • Kategori: Eğitim
  • Oğlum Toprak’a

    Ne zaman yağmur yağsa,Oğlum düşer saçlarıma.Yaşlandığıma kızıp,Çamurlu elleriyle boyarBeyaz sakallarımı.

    Yağmur sonrası,Sonsuz ve sonrasız,Bir yolda izlerim, oğlumu.Belinde gök kuşağı,Gözlerinde çiğ damlası…

    Kundakla kefen arasındaki fark,Seni benden ayıran farktan, farksız.Artık ne fark eder ki,Ölümle yaşam arasındaki fark…

    Şimdi yine yağmur yağıyor,Yine insanlar“Toprak ne güzel kokuyor “ diyor.Oğlum!Kokun hiç değişmiyor…

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 0 Yorum
  • Kategori: Şiir
  • Anlatım Bozuklukları

    Televizyondaki reklâmları, haberleri izlerken; ulusal yayın yapan gazetelerin haberlerini, hatta manşetlerini okurken biraz dikkat edin, nice anlatım bozukluklarına şahit olacaksınız. İşin garip tarafı bu hatalar o kadar çok tekrar ediliyor ki biz izleyiciler ve okuyucular bu yanlışları fark etmiyor, aksine doğru anlatımmış gibi kullanıyoruz.

    (more…)

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 0 Yorum
  • Kategori: Blog
  • Arkadaşlık

    Çileli zamanlarımızda yanımızda olması gerekenlerin yanımızda olmamaları üzücü olaylardandır. Zamanında ortak mekânı paylaştığımız insanların ihtiyacı olunduğunda hiç vakit kaybetmeden yardımına koşmalıyız.Arkadaşlık bunu gerektirir. Bakıyorsunuz hayatın gerçekleriyle yüzleşince çok ümitli ve güvendiğiniz insanlara derdinizi açıyorsunuz.Derdinizi her insana açamazsısınız.

    (more…)

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 0 Yorum
  • Kategori: Eğitim, Blog
  • ölüm ayrıntıda

    sevgili dostlar
    Yürümüyoruz sanki sokaklar bizi bir yere doğru sürüklüyor.
    Birbirmize fiziki yakınlık arttıkça gönül mesafesi o denli uzuyor.
    Bir semt ötede yaşayan dostların çoğuyla neredeyse yıllardır görüşemiyoruz.
    ‘Görüşürüz’ diye ayrıldığımız nice insanla görüşmek nasip olmadı bir türlü.
    Görüşmemeye alıştık. Birbirimizden haber almamaya alıştık. Belki de birbirimizi artık ya google’da ya da face book’larda arıyoruz.
    İşte bir şair dostun (SIDDIK ERTAŞ) babası daha dün aramızdan çekilip, rahmet-i rahmana kavuştu.
    Yine bir kaç gün evvel şair Mehmet Solak’ın kız kardeşi amansız hastalığından kurtulamadı ve kaç gün sonra habeirmiz oldu.
    Eyüp Azlal dostumuzun kız kardeşi daha bir kaç gün evvel trafik kazasından rabbine irtihal etti.
    Ne kadar çok şeyden haberimiz var oysa.
    Ölümler ayrıntıda kalıyor.
    Bu üç dostuma da kaybettikleri yakınları dolayısıyla başsağlığı,vefat edenlere rahmet diliyorum.

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 2 Yorum
  • Kategori: Blog
  • Başarı bizimle olur

    İnsanın daima çalışarak başarıya ulaşacağını biliriz.Çalışmadan çıkılan zirve yoktur.Zirvelere çıkmanın birinci şartı adım atmaktır.Adım atmadan yol alınmaz.

    Erdal Demirkıran’ı okudum.Hayatıma katkısı olanlardandır.Uyku konusunda ki,kitabını okuyunca ben bunun neresindeyim diye sordum?

    Cevabım olumlu değildi.Çünkü çok uyuyor,az çalışıyordum.Kitabı okuyunca insan ister istemez kendiyle iç muhasebeye giriyor.

    Alınan cevaba göre hayatınızı yaşarsınız.Elbette hastalar kendi hastalıklarını anlatıyorlar.Doktorlar dinliyorlar.Gerekli teşhisi koyduktan sonra günlük dozları ayarlıyor.

    Herkes kendini bilir.Ne kadar eksiğimiz ne kadar fazlamız ver olduğunu.Bilince de günlük yapması gerekenleri  bulunduğu çevreye,imkanlar ölçüsünde gayret göstermelidir.

    Türkiye de önde bulunan insanlarımızın hayatını incelediğimizde,ne görüyoruz?Okul hayatında maddi imkanları olmayan,çalışma şartlarının sınırlı olan kişiler olduğunu görüyoruz.

    İnsan öncelikle zirveye çıkmaksa amacı ,öncelikle hazırlığını yapmalıdır.Hazırlıksız yolculuğun sonun iç açıcı olmadığını insanlar bilirler.

    Uykuyu öncelikle ikinci plana almışlardır.Uykuyu bir saat azaltmak üç yüz altmış beş günde ,üç yüz altmış beş saat demektir.

    Kazancımız on beş güne tekabül ediyor.Özellikle farkına varamadığımız günde bir saat ha önce ha sonra derseniz kaybımız yılda on beş güne karşılık geliyor.

    On beş günde neler yapılacağını sizler bilirsiniz.

    Zamanımızın kıymetini özellikle bilmeliyiz.Zamanı harcama konusunda malayani konularda dünyanın en cimri insanıydı başarılı insanlar.

    Zamanın değerini bilenler kazanır.Dakikasını boşa harcamayan Avrupalı var.Saatlerini heba eden insanımız var.Şimdi kalkıp desek biz Müslümanız Allah bize yadım etmelidir.Ne kadar ucuz laftır bu.

    Valimizin birinden dinlemiştim,konferans veriyordu.Bizler zamanımızı hoyratça harcıyoruz.Davetiyede veya program da saat verilir.

    Verilen saatin üzerinden belki bir saat geçer program başlamaz.Sonra başkalarına bahane buluruz.Yazılan saate riayet etmez isek başarmak mümkün değildir dedi.

    Mesela,belediye otobüs duraklarında ki vakit çizelgesine baktım.Çizelgede gördüm ki,tam saat yok.Altı,altı on beş gibi.

    Şaşırdım bizde bildiğiniz üzere tam saat yazılır otobüs duraklarında,orada ise saat yirmi ,yirmi bir dakika yazıyor(20.21)

    Garibime gitti ben dedim bu saatlere uyuluyor mu diye?Takip edeceğim dedim.Takip ettim ve dikkatle gözledim ki,panoda saat ve dakika olarak ne yazıldıysa aynı saat ve dakikada belediye otobüsleri duraktalar.

    Şehir içi ulaşımda böyle sistem kuran insanlar evrenin konmuş olan kurallarına uymanın mükafatı olmalı dedim.Hiçte geri kalmışlığımızı garipsemiyorum.Siz olsaydınız garipser miydiniz?

    Valimizin dedikleri bu.Bu benim üniversite yıllarıma denk gelen konuşmaydı.Başarılı insanlarının üzerlerine uykularında hiç güneş doğmamıştır.

    Uykudan feragat mutlaka yapılmalıdır der,bu gün başarı merdivenlerini tırmananlar.Hayatımızın her anını değerlendirmeliyiz.Başarının hatırı sadece çalışanlardan yanadır.

    Avrupalı tüm zamanını programlamış,öyle başarılı olduysa bizimde yapacağımız aynı olmalıdır.Yol aynı olduğuna göre,uygulanacak yöntemde aynıdır.

    Allah Müslüman’a veririm de,Müslüman olmayana vermem buyurmuyor.

    Çalışana veririm,çalışmayana vermem diye buyuruyor.O halde nerde olursak olalım,çalışmaktan başka çaremiz yok.

    Başarı çalışmakla,bizim olur.

     

     

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 1 Yorum
  • Kategori: Eğitim
  • Dostluk

    Hakikaten insanların çok muhtaç olduğu konulardan birisi de dostluk. Dostluk üzerine yazılar, şiirler yazıldı. Bundan sonra da devam edecek.

    Okuyarak bilgi dağarcığımız gelişecek. Hayatta ki, bakış açımız değişebilir. Olayların öncesinde değil sonunu beklemenin getirisini görme şansımız olur.

    İki dostluk yapan insan vardır. Dostluğun gereklerini yerine getireceklerine dair sözleşirler. Dostlardan birisi açık gözdür, diğeri Allah ın adamı tabiriyle bağdaşır.

    Açık göz olan işi kesat gider ve batırır. Dostundan para talep eder verir. İşleri düzelince parayı ister diğeri dostlukta para aranmaz der.

    Açık göz olan diğer dostunun sevdiği hatta evliliğe doğru giderken, yine yapacağını yapar dostum nişanlını çok sevdim. Benim için vazgeç. Ben evleneyim onla der. Dost olsun der

    Bütün isteklerini yerine getirmenin mutluluğunu yaşar.

    Allah’ lık olan hayat bu ya. Zor duruma düşer. Dostum var benim der. Fabrika sahibi olmuştur diğer dostu. İhtiyacının olduğunu söyler veremeyeceğini ifade eder. Hiç olmazsa fabrikada iş vermesini talep eder açıkgöz olan dostu o’na işte vermez.

    Haliyle dostu gücenir. Ve yaptıklarımın karşılığı bu mu olmalıdır diye düşünür?

    Dostum neden böyle yaptı derken uzun süre düşünür. Bir gün yolda giderken ihtiyar biri tanınmaz halde ilaç parasına ihtiyacı olduğunu anlatır o ihtiyaç sahibi dostuna, yalvarışları gören insan mutlaka yardım etmeliyim der. O da öyle yaptı.

    Adam acır hastane eczane derken eceli gelir ihtiyarın. Defnedilir vasiyeti açılır, yardımcı olan adama mirasını bırakmıştır. Fakir adam zengin olur.

    Adam gücendiği dostuna yakın yerden evini alır.

    Yolda zengin olan adam giderken ihtiyarca bir kadın görür. Kadın der ki, oğlum sen yalnız mı yaşıyorsun? Evet, teyze der. Oğlum kalacak yerim yok, duydum ki sen garibanlara kol kanat olurmuşsun. Ne olursun bana yatacak bir oda ver.

    Adam odayı verir. Kadın bu sefer der ki, oğlum sana hanım gerekiyor önerisinde bulunur. Adam doğru der ama ben bilmem ki der, kadın bana bırakırsan bulurum der.

    Adam evet size bırakıyorum. Kadın kız istemeye gidileceğini anlatır, süreç hızlı gelişir. Düğün günü yaklaşınca davetiyeleri dağıtır.

    Kırıldığı dostuna da verir davetiye. İçine işlemiş olduğundan damat kürsüye çıkar. Dostuna dostu, borç verir, sevdiği kızı verir ama dostu yapılan iyiliğe nankörlük eder. Dostunuzu iyi seçin der. Alkışlar kopar.

    Dostu söz alarak çıkar. Der ki, dostun kasteddiği benim der. Ben dostum incinmesin diye fabrika da iş vermedim.

    Babamı muhtaç kılığına soktum, dostuma gönderdim huyunu bildiğim için, babama tembihledim, mirasını dostuma,

    Annemi de tanınmaz şekilde gönderdim. Tanıdığım için annemi evine aldırdım

    Eş için talip olduğu kız kardeşim, dostum için ikna ettim.

    Konuşma bitince iki dost birbirlerine sarılırlar. Orada ki davetliler kimisi ağlar, kimisi ya işin içinde dostluk olunca insanlar neler yapıyor.

    Dostluğu yaşayamadım diyenler, iki çift sözüm var ona deyip kırdıkları gözlerinin önüne geldi kimisinin. Derin duygulara daldı kimisi.

    Dostluğun lafla değil de işle ölçüldüğünü gördük dediler. Düğün değil sanki ömürlük bilgiyi iki konuşma sayesinde öğrendik. Nutukla dostluğun olmadığını bizde anlayalım.

    Arkadaşlık fedakârlık üzerine kurulmuş duygudur. Yoksun olanlar dünyanın en fakir kişisidir. Arkadaşı çok olan da dünyanın en varlıklı insanıdır.

    Düşünürsünüz bence okuyanlar olarak, iki kuruşluk menfaat için göz boyayanları. Kendim önce sonrası Allah kerim diyen güruh çok şimdilerde değil mi?

    Arkadaşlık için denenin sonucunun hiçte öyle olmadığı anlaşılıyor.

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 0 Yorum
  • Kategori: Eğitim, Blog
  • Milletin Lakapları Say Say Bitmez

    Son günlerde, milleti etiketlemek, millete çeşitli lakaplar takmak moda oldu.

    Kendi yaptıkları açık seçik hataların farkında olmayanlar, milletin çoğunluğuna “örümcek kafalılar”, “bidon kafalılar”, “göbeğini kaşıyan adamlar”, “cahiller” vb. aşağılama içeren lakaplar takıyorlar.. Daha sonra da bu ifadelerin milleti eleştirmek amaçlı ortaya atıldığını bile öne sürüyorlar.

    Biz de hemen inandık.

    “Göbeğini kaşıyan bidon ve örümcek kafalı cahil adamlarız ya!”

    (more…)

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 2 Yorum
  • Kategori: Blog

  • Üye Girişi





    Bağlantılar




    Arşiv



    KİTAP ARAYIN!




    Alexa Rating