6 Şub
/dört adım ötedeyim
-yada gerisinde-
kızarttığım gözlerimin
kanım sulanmış kırmızıya hayretteyim/
6 Şub
Kişiliğin oluşması uzun süreç ister.süreç içinde aynı düşüncelerin ve fikirlerin içinde olmalıyız.ilk çıkışta ki, fikir düşüncelerimize sahip olmaz isek kimliğimizde problem var demektir.
Kişiliğimizin oluşmasında çevre unsurunu göz ardı edemeyiz.bulunduğumuz ortam konuştuğumuz insanların kişiliğimizin oluşmasında etkileri vardır.
(more…)
6 Şub
Sahte dudaklarda sahte gülücük
Sahte bir dünyanın karasındadır
Arsızca soyunan atar gülücük
Mutluluk hükümet kirasındadır
6 Şub
I
—Gidiyor musun?
Ne çok şey saklamıyor gözleri. Gözler yalan söylemez ki… Söyler mi yoksa? Şimdiye kadar sevdiğini hiç söylemedi, değil mi? Sen ona söyledin mi?
Onu tanımadan ağzın kan kokuyordu. Ellerin de… Gözlerin kan çanağı… Ve onu tanıdın. O ses… Karanlık semanın gizemini taşıyordu geceden sana. Ağzından çıkan her sözcük, bir ananın bebeğine söylediği ninni gibi geliyordu. Onu dinlemiyor, adeta sesinin gizeminde eriyip akıyordun. Hiçbir şey anlamadan, çok şey anlamışçasına…
Ah o gözler… Bir bilinmezden bir bilinirliğe doğru yola çıkmanın acemiliği… Bütün kentleri bir kentte toplama isteğiyle dolu acemi güzellik… Gözlerini kurtaramadın gördün mü bak… Gözlerinden akan umutlar varlığını senden ona taşımıştı. Sen de kalanlarsa bir başına çocuktu. Oysa sen bir başına çocuk değildin. Başın bire bin artmış, yüzün bir mücahidin heyecanı ile mutluluğu tanımlayan bir bahar sabahı gibi ak pak değil, doğanın doğal yasaları gereği oluşan bulanık seldi (Bütün seller bulanık mıydı?).
3 Şub
Ben doğuyumBen Doğuyum,
Güneşin doğduğu yer,
Ne güneşler doğurdum;
Gökteki güneşten başka.
Gökteki Güneş,
Yıldız sayılır, onların parlaklığında.Ademin çocuklarına beşikler verdim,
Nuh’a gemi, ormanlarımdan.
Musa’ya Asa,
İsa’ya Kâse
Muhammed’e minber verdiğim gibi.
Havva’nın ninnisi söylenir, ovalarımda.
Dağlarımda Davud’un avazı,
Tur’da Musa’nın sayhası,
Bilâl’in çınlayan ezanı gibi,
Ben Doğuyum, hem Orta Doğu,
Ne medeniyetler, doğurdum, gerçek medinelerde
Ne şehirler kurdum.
Babil’den,Ninova’dan Kudüs’ten sonra.
Ne Krallar yükseltip alçaltım,
Karun,Nemrut, Firavundan başka.
3 Şub
Uzaklardan bir ses sonsuzluğa ulaşılabilecek bir yolda olduğumu söylüyor. Bu yola girildiği zaman dönüşün olmadığını ve bu yol boyunca büyük zorluklarla karşı karşıya geleceğimi daha önce de defalarca başkalarından duymuştum.Bu günlerde kafamın içinde sonsuzluğa giden yol hakkında bir takıntı oluştu.Acaba böyle bir yol var mıydı?Ben bunları düşünürken kendimden geçmiş gecenin olduğunun farkına varamamışım.Bu duygu ve düşünceler içinde yatağa doğru ilerlerken insanoğlunun ana rahminden dünyaya ilk göz kırpışından itibaren sonsuzluğa giden yola adım attığına karar verdim.
(more…)
3 Şub
Geçenlerde tavan arasında kitaplarımı ararken şans eseri eski fotoğraflarımı buldum.Bütün hepsi küçük karton bir kutuya konulmuş ve orda bulunmayı beklemekteydiler.Karton kutunun kapağını açtığım zaman bütün her yer toz içerisinde kaldı.Resimlerin bulunduğu kutuyu aldım ve odama gittim.Kutuyu ilk açtığımda en üstü ilkokul öğretmenim ile çekinmiş olduğum fotoğraf duruyordu.
(more…)
3 Şub
”cehennem
araf
cennet”
biz de severdik ellerimize saplanan güneşi akşamüstlerine kadar oyalamayı
karanlık odalarda toplaşır patlatırdık aydınlığımızı-saçılırdı-
kara duvar,ak duvar…
2 Şub
Biz insanlık etiketine bürünmüş bir yaratığız…İnsanın hayata oluş amacını herkes farklı yorumlar bildiği kadarı ile fakat insan olğlunun tek ortak yaptığı iş doğar, büyür, ölür hayatta aynı akımdan etkilenen milletler kendi topraklarını kurarlar.Bu tarihte hep böle olmuştur.hayatta bir kişinin özellikle anlık hesaplamamlar yapmasına karşı olan bir insanım tolstoy mükemmel bir şekilde hikayelemiş yaşadığı öyküyü bende bunun kendimce olurunu bulup hayatı öle değerlendirdim.önceden belirttiğim gibi insan farklı kişilerden etkilenip kendini o kişinin akımına sokar ve biz insanlar tarihte yaşadığımız kadar bir bilgiyi şuan bile kullandığımıza ragmen kendimizin üretkenlik duyusunu yitirdiğini düşünüyorum.Bilimsel gelişmeler hayatımızı tabikide hatırı sayılır derecede etkilediği bir gerçek, ama bunu kötü yönde kullanan devletler dünyada kendi misyonlarını ortaya koymuşlardır.Korku abidesi gibi ortalığa saldırıyorlar şimdi şunu sormak lazım tenolojik gelişimler milleti rehavetemi sokuyor, yoksa hayatı git gide çıkılmazmı yapıyor…
2 Şub
Bildiklerimizi cesurca söylemeliyiz. Kendi hayatımda birçok kez sesli düşünmeyi becermeye çalışmışımdır. Sesli düşünmek güzeldir.
Sesli düşününce kırılan oluyor, olabilir. Hayatımızın önemli yerini işgal eden radyolardan her söylenen sözleri onaylamalı mıyız?
(more…)
| KİTAP ARAYIN! |