Büyüklerimizin sözlerini iyi dinleyerek anlamamız gerekir. Anlamadığımız zaman, büyüklerimizle aramızda onulmaz problemler meydana gelir. Söylenilen sözleri anlayamamış isek, tekrar etmesini isteyebiliriz.
Büyüklerimizin sözlerini, anladığımızda ise aradaki iletişim güçlenerek devam eder.
İnsanların iletişiminde kelimelerin yeri büyüktür. Kullandığımız kelimelerin, telaffuzu anında ki kelimemizin rengi, stili daha çok önem arz eder.
İnsanlardan dinlediğimiz öğütlerin ne anlama geldiğini idrak etme becerisini geliştirme yollarını öğrenmemiz gerekebilir.
Büyüklerimizin, özellikle ailemizin direkleri olan ana baba öğütlerini can kulağıyla dinleyerek, idrak etmeliyiz.
Hayatta şahit olduğum olaylardan daima ders çıkartma gibi düşüncem vardır. Hatalı isem bir daha o hatayı yapmamaya çalışırım. Hatamı anladığım derece de ders çıkartırım. Ders çıkartma yeteneğimizin de gelişmiş olması bizim için artıdır.
Bizlerin, büyüklerden daima bir adım geride olduğumuzu hiç inkâr etmedim. Büyüklerden bir adım geride olduğumuzu kabul etmemekte yanlış olur. Onların hayata, bizden bir adım önce başlamak gibi avantajları var.
Parayı biz kazansak bile, büyüklerimiz dediğimiz ana –baba veya eşimizin de ana/babasının önerisini de önemsemeliyiz.
Hele iki değil, kendilerini bir aile kabul etme başarısını göstererek, iki ailenin katkılarıyla oluşan, yeni aile için yapılan önerilerde art niyet olmaz.
Karşılıklı olarak evlatlarının dünyada kendilerinin çekmiş oldukları sıkıntıları çekmelerine gönülleri razı olmaz, her iki tarafcada.
Nasıl razı olsunlar?
İnsanlar derken ana-baba sadece dünyada evlatlar için yaşarlar. İnsan evladının/ evlatlarının hayatta düşük ekonomik güçle yaşamalarını istemezler. Hele bizim örfümüzde ana baba için evlatlarının mutlulukları onların en büyük mutluluklarıdır.
Çocuklarımızın aile içindeki huzurları bizim en büyük dileğimizdir. Onların hayatının olumlu olduğu derecede ana babanın hayattan aldıkları zevk de o kadar çoktur.
Çocuklarının derdi iki ailenin de derdidir. Sıkıntıları onların sıkıntılarıdır. Izdırabları onların çekilmez ızdırablarıdır.
Çocuklarının yuvalarına, kendi yuvalarından daha çok önem verirler. Çocukları yuvalarının eksiğini giderdikleri zaman, yıllardır kendilerinin gideremedikleri eksiklerini gidermişçesine sevinirler.
Nasıl sevinmesinler?
Yıllardır göz bebekleri gibi baktıkları yavrularının yuvalarının eksiğinin olmaması, onlar için en büyük gururu yaşatmaktır. Evlatlarını maddi ve manevi alanda düzenli görmeleri onlar için en büyük bahtiyarlıktır.
Çünkü ana-baba artık dünyadan pek talepleri kalmadığından, kendilerinin eksikliklerini hissettikleri yuvalarında ki eksiliği yaşamamıştır, kendinden çok sevdikleri canları, biricikleri.
Ana babanın, evlatlarının mürüvvetini görmek en büyük idealleridir. Mürüvvetin devamında evlatlarının almış oldukları ev, araba onları dünyanın en zengin insanı gibi gururlandırır.
Konuşmalarda, aile içinde bazen istenmeyen yanlış anlaşılmalarda olabilir. İnsanın anlamı, eksik demek, doğru kelimeyi, bazen biz yanlış yorumlamışta olabiliriz.
Onurla, gururla, sevinerek söylenen sözleri büyüklerimiz bazen yanlış değerlendirebilirler. İyiliğinden hiç şüphemiz olmayan aile büyüklerimizin böyle durumları olursa, hemen anlatmak istediğimiz esas konuyu anlayacakları dille izah etmemiz gerekebilir.
Bana en çok dokunan aile büyüğümün üzülmesidir. Onları üzgün görmek, benim yüreğimi dağlar. Kalbimi parçalar.
Vicdanımı sızlar. İnsan olarak aile büyüklerime saygıyı Hz.Muhammet (sav) den okuduğum edepten aldım. Çünkü o sütannesine hürmet ederek, bizlere de aile büyüklerinize böyle hürmet ediniz demek istedi.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu