boğazımı yırtan bir sessizliğin ucunda hayatımın en yalnız zamanlarıve ben yüzü aydınlık günlerin geceye battığı vakitteyimgökyüzüne esaret sisli yıldızlar oynaşıyor alaycı ışıklarıyla hüznümdebaşrolü kapmıştı zaten yokluğunoynamaktan yorgun düşmelerine inateskimiş kelimeleri her gün temize çekerekyineliyor acımasız savunmasınısahnede ışıklar üstündeyken ne kadar sahte duruyor oysademek ki gitmenin hakkını vermeden çarpmışsın kapıyı alnımaki hala vuruyorsun kuru dalgalarla koylarıma. ne güzelde duruyordun anlattığın sen’lerdesuss,dediğim vakitlerde bilmezdin ki ne çok ’sen’ bulurdum içindesustuğun kadar çoktun bendekonuştuğun kadar yordun emeğimiama sen hiç bilmedin benim de sustuğum zamanlarda seni ne çok sevdiğimi.  şimdi beni ,hangi iz’imden kusuyorsun hatıraların üzerinehangi uçurum kıyısı soğuklara üşütüyorsun emanet’im gözlerimisöz vermiştin,hep taşıyacaktın bana dair sözlerinitutuyor musun  düş’melerimi ayakta?hala yüreğinde yer var mı bana dair ?günlerin eskittiği bir benduruyor mu hala başucunda? kutuplar vuruyor üzerime üzerime,üşüyorumöylesi dayanılmaz bir ayaz ki yalnızlığımaralıksız aralıklar büyüyor dört köşemdebuz kesiliyor aklımda sessizlik vakitleribilmem hangi şairin can yakan kaçınıcı mısası vuruyor dilimeama söyleyemiyorum,susuyorumdiziliyor boğazımadolanıyor seslerime. uykularım uykusuz kalıyor gecelerigözlerime birikmiş bakışların üzerime üzerime yağıyor ferfecirdesırılsıklam bir ’sen’ oluyorum yinegırtlağıma kadar aşka batmanın bilmezzliğiyletalan edilmiş duygularımın bozgunu var hücrelerimdemartılar ölüyor şehrinden firarive ben martıların geldiği şehir kadar çürüyorum kendimeşehrinin engini kadar ölüyorum belkide. 

çıkmaz sokaların çıkar’ı sendin oysabir ahu düşerdi avuçlarıma sözlerindenhangi olmaz’a ısmarladıysam kalbimive hangi geçmeyen gün’e emzirdiysen yalnızlığın kanlı düşleriniboğuluyorum, ağzıma birikmiş sözler kesiyor dilimibiz’i hıçkırıyorum en güzel hatıralarımız üstüne perde perdeaklım sana firari,sana dair ne kadar ben varsaki zaten ömrümü adamışım yolunaiyi bak o’nlarasıkıldığında giz’lerimdenellerin sarardığında sonbaharın kokusuylave dilin dönmediğimde adımasal benden ne kadar ben varda ardında. 

yasak mısın sen bana?kelepçeli mi bana aşk’ların?korkuyor musun yanımdaki gölgelerden?ben ne çok gelirdim sana  hülyalarında arınmış ben’lerdenbilmezdingözlerini kapattığın vakit ölürdü  yaşanmışlıklaryeniden diriltmekse,şimdi yanımda olmanın ihtimali kadar yalanve harammış seni sevmek banaharam. 

bir hüzzam makamıyla sesleniyorum son kez sanabenim şehrimde mavilikler dalgasızdır,vurmaz kıyıya bir kaçış hikayesianılardan kaçılır mı bilmemaklım firariyken sana ben bu muammayı çözememyaralı şiirler yazarım ismine hiç tükenmemecesinetükenen bir ben olurum bu bitimsizlikteellerim kanar harflerin kör bıçaklarındaen sivri kelimeler dokundukça kağıdaiçerimde yetim bir şiir ağlar,yazılmak istercesine. 

zoruma gidiyor her sokak başında yüzüme vuran sensizlikzoruma gidiyor sevdiğimsaçlarında yağmurları eskittiğimsen şehrin kadar sustun banaşehrim kadar kara konuştunbilmezlerdeyimküstüm  vakitsiz vakitlereyıldızları çalınmış geceye bir ‘merhaba’ uzatıyorum ellerimlegece bana hoşçakal bakışları sürüyorgün bittidevran döndüsöz tükendişimdi uykusuz uykularda rüyalarımı bölme vaktiyine varlığını soyunup,yokluğunu giydim üstümeyastığım saç diplerime aşikar batışlarıyla nöbete durmuşsende kapa g/özleriniüstüne bensizlikten bir örtü çekgüneşi ezber edene dek vakitsessiz bir  sessizliğe   yüzünü  dökben şimdi terkediyorum sende kendimisen de terk ettirebilir misin peki bendeki sen’leri? 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu