12 Nis
Dün uzaklara gittim. Hem de çok uzaklara. Dostumun babası, dönmemek üzere yola bizden önce çıkmış. Ayrılık var, ama üzülüyoruz.
Yakın sanılır bazen uzaklara yolculuklar, ama gerçekten konuşma yoktur. Mekân yakın olsa da görüşme şansını yitirmiş oluyoruz. Çünkü dünyalarımız farklılaşmıştı.
Gittiğimde ölümle yüzleştim. Kendimi hesaba çektim. İnsanın aklına ölüm uzak gibi geliyor, aslında en yakın dostumuzdur bizim, ölüm gerçeği. Nedense unutuyoruz, en yakın dostumuzu, yani ölümü.
Ne kadar zararda olduğumu bir kez daha gördüm. Rabbimin huzuruna vardım mı varamadım. Utandım, yüzüm kızarmadı, çünkü huzuruna çıkmak için yüzüm yok ki, olmayan yüz kızarır mı sizce?
Her ölüm nasihattir. Her gün, ciddi nasihat dinlemek için mezarlığa mı gideyim? Yoksa beynime yerleştireyim de unutmayayım mı , ölümü? Bizler nedendir bilmem zararına esnaflık yapan, kişiler ve alış veriş yapanlar gibiyiz.
Telefonum çaldı, telefona baktım, eşim arıyor. Aslında çalan telefon değilmiş, sevdiğim insanın babasının kara haberinin bulutuymuş.
Nerden bile bilirim ki? Yine mi, bir şeyler mi unuttuk acaba diyerek telefonu açtım. Donuk sesiyle konuşuyor eşim.
Hayırdır ne oldu? Sabah erkenden, daha yeni ayrıldık, dedim. Arama gayen ne?
Sesin bozuk, üzücü olay mı duydun? —Evet dedi.
Sevdiğimiz doktorumuzun babası vefat etmiş. Duyunca durmak ayıp olur. Duymamış gibi de yapabilir insan. Ama yakışmaz, bizlere yalan davranışlar. Bize hep sahip çıktı doktorumuz, Gölhisarlımıza, çevremize, kasabalarımıza, insanımıza.
Yakışmaz bana öyle duyduğumu duymadım demek. Telefon açtım kısaca baş sağlığı diledim. Üzgündü sesinin tonundan belliydi.
Tanışalıdan itibaren, ilk kez donuk sesliydi. Elbette üzgündü. Babasını kaybetmişti, haber acıydı ve doğruydu.
Görünüşte uzaktı. Ama dostum için uzak kelimesi lügatimde yoktur. Olur, mu hiç, uzak mı olur? Yanında olmalıyım, teselliyi beceremem ama en azından cenaze namazına yetişmeliyim.
Gideyim diye araştırma yaptım.. Bir arkadaş dan bahsedeyim. Arkadaşla sözleştik, yola çıktık. Şükür cenaze namazına yetiştik. İlçenin merkezi camisinde kılınacaktı namazı.
İmam geçti, cemaatin önüne bizler düzgün şekilde saf tuttuk, imama uyarak cenaze namazını kıldık. Mevtayı cenaze arabasına koydular. Dönüşü olmayan yola çıkmıştı, artık Mehmet amca. Onun için yeni hayat vardı ve artık mola yoktu.
Dönüşü de yoktu. Memleketin ayrı olması fark etmiyor. Mevtaların giysileri her yerde beyaz kefen, sadece alıp gittiği malda bu cepsiz de, bir de iyilikleri.
Kabir âleminden korkarım ben. Çobandeğneğinin hesabını bir gecede bitiremedi ya. O fıkrayı işiteliden beri hep korkarım mezardan. Zenginin birini bekleyen çobandeğneğinin hesabının zorluğunu anlattığı fıkra çok etkiledi. işte o gündür bu gündür kabirden korkarım.
Mezarlıkta amel ve iyiliklilerimiz kalır. İnsanlar, malımız döner. Kalırız kendi başımıza. Yaptıklarımızla, ettiklerimizle.
Güç bende diyenlerde, mezarlıkta bir iki mezar taşı okudum onlarda ölürlermiş. Dünya da herkes ölümlüdür der gibiydi mezarlık. Gibisi fazla ölümlüdür. Ona göre davranalım.
Hani bazıları dünya da direk kalacağını düşünenler varsa yanılıyorlar.
Bu tür insanlar Allah ‘ın huzurunda çok küçük olurlarmış bu güç bende diyen insanlar. Bakmayın insanlara yaptıkları despotluklara. Çok küçüklermiş huzurunda Allah’ ın.
Yaşa cinse bakmıyor ölüm. Biletimizi aldığımız saat geldi mi, yolculuk başlıyor. Bekleme, rötar yok onu anladım cenazeye gidince.
Son feryat faydasız. Babalarımızın ziyaretine gidelim. Babamızın kıymetini yitirmeden idrak etmeliyiz.
Sadece öneridir; ezan vakti, namaz vakti gidilecek yere gidelim. Akşamları paralı mekânlara gidenler kadarcık camiye yönelmede cömert olalım.
Geçmişimi düşündüm kırk yıl ne var geride, olumlu pek işte bunu hediye edebilirim dediğim yok rabbime sunacağım. En iyisini kira men kâtibin melekleri bilir. Kayıttalar daima melekler.
Defterler kayıt altında silme ve daksil yapma şansım da yok. Bu konu da kimsenin hakkı yok. Pişmanlığım var. Tövbe ya rabbi.
Affet günahlarımızı.
Akşamları yatağa girdiğimde diyorum, bu gün yaptığım hatalara bin kere tövbe. Sabah yine mi dedim mi? oluyor. Günahtan uzak durmalıyız.
Öncelikle ne zaman cenaze namazına katılsam dünya ile ilişkimi kesiyorum. Mezarlıkta ruhani duygular akıyor gönlümüze. Kavga yok, saflık var.
| KİTAP ARAYIN! |
Bekleme; bu konuyla ilgili ne düşündüğünü yaz!