16 Nis
Küçük bir kum tanesiydim,koca bir çölün ortasında.Etrafımda benim gibi milyarlarcası ile.Bir gün bir rüzgar sarstı beni,kaldırdı havaya ve götürdü istediği yere.Sonunda o da tükendi,bıraktı beni bilmediğim bir yere.Ve O’nu gördüm.İlk başta inanamadım,daha önce hiç bu kadar büyük bir kum tanesi görmemiştim.
Hemen yanımda ki bir kum tanesi bana seslendi;
-Şaşırdın galiba?
-Evet.Daha önce bu kadar büyük bir kum tanesi görmemiştim.
-O kum tanesi değil ki,o bir dağ.
Dedi,kum tanesi bana.Bu kelimeyi ilk defa duyuyordum.Ne kadar da güzeldi.Ve,kafama koydum,ben de onun kadar büyük olacaktım.Ama nasıl?Günden güne dağ’a daha çok yaklaştım.Her rüzgarı kullandım ve sonunda dağın yamaçlarındaydım.
-Ey dağ,dedim.Sen nasıl bu kadar büyük ve güzelsin.
Dağ bana cevap bile vermedi.Bir kez daha sordum,yine cevap yok.Ve sonradan fark ettim,dağ denen şey benim gibi bir sürüsünü hapsetmişti.Sordum onlara;
-Neden kaçıp gitmiyorsunuz ki?
-Neden kaçalım ki?Burada mutluyuz,dediler.
Bir yol bulmalıydım ve onları kendime çekip bende bir dağ olmalıydım.Sonra aklıma geldi.Dedim ki onlara;
-Neden burada kalasınız ki,benim geldiğim yerler çok daha güzeldi,gelin sizi oralara götüreyim.
İnandılar bana,hepsi birden terk etti zirvedeki yerini.Ve birden yer sarsıldı.Dağ sinirlendi,ve tüm ateşini kustu üzerimize.Kaçmak istedim ama olmadı.Sonunda kapattı o ateş üstümü ve bende o yüce dağın içinde bir esir oldum.
| KİTAP ARAYIN! |
Bekleme; bu konuyla ilgili ne düşündüğünü yaz!