26 Nis
Kıyıda bir açık parantez gibi duruşuyla, Amasralı BalıkçıRemzi, muhabbete bir virgül gibi oturuşuyla Ankaralı yazar Vefa Önal, birisi deniz tutkunu, birisi şiir. Aslında ikisi de gönüllerinin denizine sevdalılar. Vefa Önal, “şair, şiirini oluşturan pek çok öz ve biçim ögesinin yüzdüğü koylara dalıp dalıp çıkarak, kimsenin görmediği, duymadığı, kendi incisini bulup çıkarır”derken, Remzi, elini denize sokup, “bugün balık olmaz hoca, denizin ateşi” var der. Sevdalarıyla olan ince dostluklarını özetleyiverirler. İkisi de bana dilek ağaçlarını hatırlatırlar, sürekli dileklerde bulunup da sulanması akıl edilmeyen dilek ağaçlarını. Bence Vefa Önal, “Şiir Sanatı” adlı eseriyle şiir ağacına yaşamsuyu veriyor.
23 Nis
Şu boyutsuz, karanlık ve sığ gündemde boğulup kalmak ne kadar acı!
Ruhumuzu, aklımızı teneffüs ettirmek istiyoruz. Farklı boyutların sonsuzluk manzaralı pencerelerinden “umudu” temaşa etmeye o kadar muhtacız ki!
Çoğu zaman anlaşılmaz etiketiyle etiketleyip, “acele” komutuyla, unutulma karanlıklarına postaladığımız; Divan Edebiyatı eserlerinin o iç içe geçmiş anlam boyutlarıyla örülü sesine o kadar hasretiz ki!
21 Nis
Kaldır üstümüzdeki vizri
Seyyidim !
Kurt sofrasında tilki gülüşü:
Kuzu! Postuna halel getirmeyesin ha!
Yıktığımız kendimiz mitoslarla
Yalanladıkları kendileri
İnsan,nisyan bi-niyaz
Az zamanda tez ölümdür sakladığımız
Kaldır üstümüzdeki vizri Seyyidim!
Meyvesiz bir çınar üstümüzdeki
Beslemedik gölgeden başkasını
Baltalayan kolu gördük yendir içimizdeki
Kabuklarına mest olduk,odununa tütsü
İnsan, nisyan bi-nazar
Az toprak çok semeredir sakladığımız.
Kaldır üstümüzdeki vizri Seyyidim!
Zaman ve mekan bende oyunbaz
Sende ne Seyyidim!
12-1-08
21 Nis
Bu gece de
Aykırı düşlerimin
Damlarından düştüm öylesine
Düşledim
Bakışlarından kaçkın
Bir deli sevdayı
Parçalandım
Sana
Bölündüm gülüşlerine
Çeşm-i siyahın kadar
Boyandım karanlığa
Uykusuzum
Varlığının gecesinden
Hicretim
Sabahlara
Bu gece de
Sen oldum
Adam akıllı
Çıldırmalar orkestrası
Kustu bestelerimi
Kalp atışlarımdan
Ravzanda
Darmadağın bir katre
Yağmışım
Tövbelerimden
Kubbelerine özgürlüğün
Bu gece de
Sınandım
En ürkek yanlarımla
Meçhulüm
Bin bilinmeyenli denklem kadar
Beynimden akıp duran
Sorularla
Meşgulüm..
Vurgun yemişim
Bir gül bahçesi serabına
Yüz kanatlı hakikatimi
Hiç korkmadan
Rüyalarınla
Yitmişim..
Bu gece de
Seninleydim
Yangınlarıma kadar
Heyhat!
21 Nis
Her sabah uyandığımda kendimi ister istemez aynanın karşısında buluyorum.Uzunca bir süre şaşkın ve hayranca kendimi izliyorum.Vücudumdaki değişim ve psikolojik olarak geçirdiğim evrimler her geçen gün beni daha da hayretler içinde bırakıyor.Bazı zamanlar bu ben değilim olamaz bu kişi bir başkası dediğim olduğu çok oluyor.
21 Nis
Yazın bittiğini nerden mi biliyorum
Susuverdi ağustosböcekleri
Kemençelerini, şarkılarını
Vurup sırtlarına çekip gittiler
Nereden mi biliyorum yazın bittiğini
Arıkuşları daha bir kilim renginde
Taşa, toprağa
Daha bir yakın uçuyorlar
Yazın bittiğini nerden mi biliyorum
Bir beyaza çalışıyorum ben
Gurbete ve ölüme gidiyorum akşamüzeri
Bir giz ile bütünleşiyorum
Oturup yazacağım bunları bir güz
Havada yeleğimin terli resimleri
Nerden mi biliyorum yazın bittiğini
Şu kızın göğüsleri
Uçmaya hazırlanan yaz sonu havası
Ergenliğini alıp götürüyor rüzgar
Sızıyor edası turuncu yollardan
Yazın bittiğini kimse bilmiyor
19 Nis
I
Dudaklar yansa da dereler soğudu
II
Şarkılar söylüyor tarlakuşu
Geçerken hüzünlü gül sandıkları
Üşüyor anaların gözyaşıyla
Güleç göller, utangaç gökyüzü
Ve reçine kokuyor üzümler
Taneleri iri yar gülümsemesi
Güzdür şimdi anıları okşayan
III
Uçarken mavi gönül kelebeği
Evlendi, çoğalsın diye çocuklar
Ve bitti sevda, savruldu goncası
Ölü güller taşıyor koynunda
Ellerinde boş bir kuş yuvası
Güzel olsun diye meyveleri
Yaşlanan frenkincirleri, boz alıçlar
Gibi soldu her gebe kalışında
Ah hangi üzgün cephede şimdi
Uykusuz geceleri, can yongası
IV
Bir Yemen türküsü güz bahçesinde
V
Ve o bitmeyen kalp ağrısı
19 Nis
Dün arkadaşımı beklerken dikkatimi çeken bir konu oldu. Dikkatimi çeken olayı sizlerle paylaşmak istedim. Umarım sizinde hoşunuza gider.
Anlatacağım konu geleceğimizle ilgili. Kendimizden daha çok önemsediğimiz evlatlarımızla alakalı.
Bir gün önce dört çocuk yani ilköğretim öğrencilerimiz koşarak boylarının yetiştiği yere kadar direklere ellerinde ki, hazırladıkları duyuruları asılıyorlardı. Acaba astıkları yazının içeriği nedir diye, çok merak ettim. Öğrencileri tanıyordum. Tanıdığımdan faydalı iş yapıyorlar dedim.
(more…)
19 Nis
Duyulmuyor dudağın derine yansıması
El ele duruşun yoğunluğu
Ve her yerde aynı ekmeğin kokusu
Elmanın ve öpüşmenin de
Ergenliğin tendeki esrimesi
19 Nis
Yaptığımız işin insanlara faydası olursa mutlu oluruz. Önce yer işgal etmek olmadan görevimizi ciddi yapmamız gerekiyor.
Yerel basının içinde olmam hasebiyle yazılarımı ve eğitime öğretime katkısı olacak şekilde planlarım.
Ağdalı kelimelerden kaçınırım. Faydası olmalı kullandığım köşenin, yoksa burada geçmişte çeşme başlarında yediğimi, içtiğimi anlatamam.
(more…)
| KİTAP ARAYIN! |