1 Tem
Gecenin hüznünü toplamaktı niyetim.Ve toplayıp bir rüzgar gibi savurmaktı etrafıma.Her dize de yer ayırtmaktı.Her yazının, başlığı yapmaktı.
Gece de topladığım hüzün yağmurlarını düşündüm bir an.Tıpkı nisan yağmurları gibi susamış gönüllere, deniz serinliğini tattırmaya niyet ettim.Olur ki, reddedilirim korkusu yoktu içimde.Reddedilmeyecektim,şartlanmıştım.Çünkü lugatçemde ki,reddedilmeyle başlayan kelimelere kelepçe vurmuştum bir kere…Kelepçelenen kelimelerle işim olamazdı benim…
Tıpkı bir alev gibi yanmalıydı gönüller.Yana yakıla bağırmalıydı insanlar.Hüzne gark olup,gözyaşlarını billurca akıtmalıydı yanaklarından.
Baharı,gece de isimlendirdim….Hüznün kalbe ilk dem vuruşu;ilkbahardı…Son demi ;sonbahardı…İlkbahar,yeni doğmuş bir bebek kadar kutsiydi nazarımda…Sonbaharı ise;zihnimde yer etmiş gidişlerin sahnesiydi..
Ey hüzünler ülkesinin insanları!..
Bilin ki; yürekler hüzün için çarptıkça,nefesler hıçkırıklarınızla arada bir kesildikçe,gözyaşlarınız yalnız ve yalnız son mührün sahibi için akıttıkça, hüzün sizin yüreğinizin bir parçası olacaktır.O, olmadan atamayacaktır.
Ey hüznün sahipleri!..
Hüzün;bir ağlayışın çağrısıdır.
Hüzün; kalbin zümrüt tepelerine ulaşmanın yol haritasıdır…
Mehmet Beydemir
| KİTAP ARAYIN! |
"Hüzün" konusuyla ilgili 1 yorum yazılmış.
ağlamak güzeldir..dışarıda kızgın güneş olsa da , kendi yağmurunu yağdırmak..gece karanlık olsa da akan göz yaşlarına vuran ay ışığı ile gözleri kamaşmak..
Bekleme; bu konuyla ilgili ne düşündüğünü yaz!