"Blog" kategorisindeki kayıtlar listelendi...

Arkadaşlık

Çileli zamanlarımızda yanımızda olması gerekenlerin yanımızda olmamaları üzücü olaylardandır. Zamanında ortak mekânı paylaştığımız insanların ihtiyacı olunduğunda hiç vakit kaybetmeden yardımına koşmalıyız.Arkadaşlık bunu gerektirir. Bakıyorsunuz hayatın gerçekleriyle yüzleşince çok ümitli ve güvendiğiniz insanlara derdinizi açıyorsunuz.Derdinizi her insana açamazsısınız.

(more…)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 0 Yorum
  • Kategori: Eğitim, Blog
  • ölüm ayrıntıda

    sevgili dostlar
    Yürümüyoruz sanki sokaklar bizi bir yere doğru sürüklüyor.
    Birbirmize fiziki yakınlık arttıkça gönül mesafesi o denli uzuyor.
    Bir semt ötede yaşayan dostların çoğuyla neredeyse yıllardır görüşemiyoruz.
    ‘Görüşürüz’ diye ayrıldığımız nice insanla görüşmek nasip olmadı bir türlü.
    Görüşmemeye alıştık. Birbirimizden haber almamaya alıştık. Belki de birbirimizi artık ya google’da ya da face book’larda arıyoruz.
    İşte bir şair dostun (SIDDIK ERTAŞ) babası daha dün aramızdan çekilip, rahmet-i rahmana kavuştu.
    Yine bir kaç gün evvel şair Mehmet Solak’ın kız kardeşi amansız hastalığından kurtulamadı ve kaç gün sonra habeirmiz oldu.
    Eyüp Azlal dostumuzun kız kardeşi daha bir kaç gün evvel trafik kazasından rabbine irtihal etti.
    Ne kadar çok şeyden haberimiz var oysa.
    Ölümler ayrıntıda kalıyor.
    Bu üç dostuma da kaybettikleri yakınları dolayısıyla başsağlığı,vefat edenlere rahmet diliyorum.

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 2 Yorum
  • Kategori: Blog
  • Dostluk

    Hakikaten insanların çok muhtaç olduğu konulardan birisi de dostluk. Dostluk üzerine yazılar, şiirler yazıldı. Bundan sonra da devam edecek.

    Okuyarak bilgi dağarcığımız gelişecek. Hayatta ki, bakış açımız değişebilir. Olayların öncesinde değil sonunu beklemenin getirisini görme şansımız olur.

    İki dostluk yapan insan vardır. Dostluğun gereklerini yerine getireceklerine dair sözleşirler. Dostlardan birisi açık gözdür, diğeri Allah ın adamı tabiriyle bağdaşır.

    Açık göz olan işi kesat gider ve batırır. Dostundan para talep eder verir. İşleri düzelince parayı ister diğeri dostlukta para aranmaz der.

    Açık göz olan diğer dostunun sevdiği hatta evliliğe doğru giderken, yine yapacağını yapar dostum nişanlını çok sevdim. Benim için vazgeç. Ben evleneyim onla der. Dost olsun der

    Bütün isteklerini yerine getirmenin mutluluğunu yaşar.

    Allah’ lık olan hayat bu ya. Zor duruma düşer. Dostum var benim der. Fabrika sahibi olmuştur diğer dostu. İhtiyacının olduğunu söyler veremeyeceğini ifade eder. Hiç olmazsa fabrikada iş vermesini talep eder açıkgöz olan dostu o’na işte vermez.

    Haliyle dostu gücenir. Ve yaptıklarımın karşılığı bu mu olmalıdır diye düşünür?

    Dostum neden böyle yaptı derken uzun süre düşünür. Bir gün yolda giderken ihtiyar biri tanınmaz halde ilaç parasına ihtiyacı olduğunu anlatır o ihtiyaç sahibi dostuna, yalvarışları gören insan mutlaka yardım etmeliyim der. O da öyle yaptı.

    Adam acır hastane eczane derken eceli gelir ihtiyarın. Defnedilir vasiyeti açılır, yardımcı olan adama mirasını bırakmıştır. Fakir adam zengin olur.

    Adam gücendiği dostuna yakın yerden evini alır.

    Yolda zengin olan adam giderken ihtiyarca bir kadın görür. Kadın der ki, oğlum sen yalnız mı yaşıyorsun? Evet, teyze der. Oğlum kalacak yerim yok, duydum ki sen garibanlara kol kanat olurmuşsun. Ne olursun bana yatacak bir oda ver.

    Adam odayı verir. Kadın bu sefer der ki, oğlum sana hanım gerekiyor önerisinde bulunur. Adam doğru der ama ben bilmem ki der, kadın bana bırakırsan bulurum der.

    Adam evet size bırakıyorum. Kadın kız istemeye gidileceğini anlatır, süreç hızlı gelişir. Düğün günü yaklaşınca davetiyeleri dağıtır.

    Kırıldığı dostuna da verir davetiye. İçine işlemiş olduğundan damat kürsüye çıkar. Dostuna dostu, borç verir, sevdiği kızı verir ama dostu yapılan iyiliğe nankörlük eder. Dostunuzu iyi seçin der. Alkışlar kopar.

    Dostu söz alarak çıkar. Der ki, dostun kasteddiği benim der. Ben dostum incinmesin diye fabrika da iş vermedim.

    Babamı muhtaç kılığına soktum, dostuma gönderdim huyunu bildiğim için, babama tembihledim, mirasını dostuma,

    Annemi de tanınmaz şekilde gönderdim. Tanıdığım için annemi evine aldırdım

    Eş için talip olduğu kız kardeşim, dostum için ikna ettim.

    Konuşma bitince iki dost birbirlerine sarılırlar. Orada ki davetliler kimisi ağlar, kimisi ya işin içinde dostluk olunca insanlar neler yapıyor.

    Dostluğu yaşayamadım diyenler, iki çift sözüm var ona deyip kırdıkları gözlerinin önüne geldi kimisinin. Derin duygulara daldı kimisi.

    Dostluğun lafla değil de işle ölçüldüğünü gördük dediler. Düğün değil sanki ömürlük bilgiyi iki konuşma sayesinde öğrendik. Nutukla dostluğun olmadığını bizde anlayalım.

    Arkadaşlık fedakârlık üzerine kurulmuş duygudur. Yoksun olanlar dünyanın en fakir kişisidir. Arkadaşı çok olan da dünyanın en varlıklı insanıdır.

    Düşünürsünüz bence okuyanlar olarak, iki kuruşluk menfaat için göz boyayanları. Kendim önce sonrası Allah kerim diyen güruh çok şimdilerde değil mi?

    Arkadaşlık için denenin sonucunun hiçte öyle olmadığı anlaşılıyor.

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 0 Yorum
  • Kategori: Eğitim, Blog
  • Milletin Lakapları Say Say Bitmez

    Son günlerde, milleti etiketlemek, millete çeşitli lakaplar takmak moda oldu.

    Kendi yaptıkları açık seçik hataların farkında olmayanlar, milletin çoğunluğuna “örümcek kafalılar”, “bidon kafalılar”, “göbeğini kaşıyan adamlar”, “cahiller” vb. aşağılama içeren lakaplar takıyorlar.. Daha sonra da bu ifadelerin milleti eleştirmek amaçlı ortaya atıldığını bile öne sürüyorlar.

    Biz de hemen inandık.

    “Göbeğini kaşıyan bidon ve örümcek kafalı cahil adamlarız ya!”

    (more…)

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 2 Yorum
  • Kategori: Blog
  • Şeytan çıkarma

    Rüzgâr kurumuş sarı yaprağı kaldırdı, adamım yüzüne kondurdu. Adam yaprağın kılcal damarlarını inceledi. Ölmüştü, ölüydü. Yaprağa doğru eğildi, ince dudaklarını araladı. Fısıltıyla:

    —Benim yerime konuşabilir misin? Diye sordu.

    (more…)

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 0 Yorum
  • Kategori: Blog
  • tanıdık yüzler

    kaç kişinin gözyaşları mürekkep

    kaç kişinin kirpikleri kalem

    yürekleri yazan

    yürekleri kazan

    (more…)

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 0 Yorum
  • Kategori: Şiir, Blog
  • Alevi Babanın Gözyaşları

    Beni de bir Alevi baba olarak kabul edin.

    Gündüzleri beli bükülene kadar çalışan, evine ekmek götürmeye uğraşan, elleri nasırlı Alevi bir baba….

    Haftada birkaç akşam Cemevi’ne giderek tüm maneviyat düşmanlıklarına ve maddeci felsefelere inat “Allah Allah” diyen, “hu” diyen, “tövbe günahlarımıza” diyen Alevi bir baba.

    (more…)

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 2 Yorum
  • Kategori: Blog
  • Seni yazarım

    rengâ renk bir gül bahçesinde
    parlak yıldızlarda gökyüzünde
    kızgın yakıcı temmuz sıcağında
    güneşin her doğuşunda bir ihtimal
    bir ümit diye seni yazarım

    (more…)

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 0 Yorum
  • Kategori: Blog
  • Bugün Doğdum

    Doğdum bugün
    Annemim yüreğinden
    Babamın
    Dualarından
    Doğdum bugün
    Ayrıldım
    Bir mitoz bölünmeyle
    Ruhlar sarayından

    Doğdum bugün
    Yürüyorum
    Hâlâ
    Yollarında ruhumun
    Büyüyorum
    Tutmuşum elinden
    Ak sakallı
    Umudumun
    Galaksilerde
    Seccademle
    Uçuyorum

    Doğdum bugün
    Otuz Aralık
    Yetmiş sekize bir kala
    Babamın
    Kucağındayım
    Susmuş kevn u zaman
    Farkındayım
    Mütebessim
    Gözyaşlarıyla
    Mütemadiyen
    Annemin
    Umut gözlerinden
    Akmadayım

    Doğdum bugün
    Kulağımda
    Ezandan bir ninni
    Davudi bir ses
    Babammış belli
    Sıcak bir nefes
    Tekrarlıyor
    Oğuz Oğuz
    Yüreğimde çınlıyor
    Yıllardır
    Yaş şimdi
    Yirmi dokuz
    Yarınsa
    Otuz

    Doğdum bugün
    İmzaladım
    Kaderimi
    Ve yüklendim
    Sırtıma
    Elli tonluk
    Kederimi

    Doğdum bugün
    Babam yok
    Yastayım
    Kabusundayım
    En derin uykumun
    Telaştayım
    Zirvesinde
    “Ya annem de
    Giderse
    Korkumun”

    Doğdum bugün
    Gözyaşlarımla
    Şu millet-i necibenin
    Bağrında
    Bir yetim gibi
    Enin içinde enin
    Asrın
    En devingen
    Çağında
    Doğdum bugün

    Doğdum bugün
    Yoldayım
    Kalabalıklar içinde
    Bir başıma
    Yalnızım
    Yürüyorum
    Son nefesi
    Bilmiyorum
    Hangi dostun
    Yüreğinde
    Hangi sözle
    Veriyorum

    Doğdum bugün
    Bıkmadan
    Her yürekte
    Bir kez daha
    Doğuyorum
    SEVENLER
    Bir kez değil
    Her gün doğar
    Biliyorum

    Doğdum bugün
    Bıkmadan
    Her yürekte
    Bir kez daha
    Doğuyorum

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 1 Yorum
  • Kategori: Blog
  • Göbeğini Kaşıyan Adamın Piyanisti

    Beni tanıdınız mı bilmiyorum? Ben çok kıymetli aydınlarımız tarafından “Göbeğini Kaşıyan Adam” olarak adlandırıldım. Hani her yerde, her gecekonduda, her dükkanda ve her piknik yerinde gördüğünüz; adı kimi zaman Hasan, kimi zaman Mehmet, kimi zaman da Ali olan o meşhur adam benim.

    (more…)

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 0 Yorum
  • Kategori: Blog

  • Üye Girişi





    Bağlantılar




    Arşiv



    KİTAP ARAYIN!




    Alexa Rating