3 May
sevgilim……
senin hayatındakiler beni mutsuz ediyor onları çıkarınca sen mutsuz oluyorsun.Mutluluk mutsuzluk kavramınıda geçtim yük ve yük oluşlar başlıyor bundan sonra.herşeye bir çare vardır elbette ama yük oluşlar vicdanı getirir canım ,vicdan ise zavvalıya düyulan acıma hissinden başka bir şey değildir ki..Benim içimdeki duygular ne zavallı nede senin vicdanınla avunacak kadar çaresiz.
23 Nis
Şu boyutsuz, karanlık ve sığ gündemde boğulup kalmak ne kadar acı!
Ruhumuzu, aklımızı teneffüs ettirmek istiyoruz. Farklı boyutların sonsuzluk manzaralı pencerelerinden “umudu” temaşa etmeye o kadar muhtacız ki!
Çoğu zaman anlaşılmaz etiketiyle etiketleyip, “acele” komutuyla, unutulma karanlıklarına postaladığımız; Divan Edebiyatı eserlerinin o iç içe geçmiş anlam boyutlarıyla örülü sesine o kadar hasretiz ki!
21 Nis
Her sabah uyandığımda kendimi ister istemez aynanın karşısında buluyorum.Uzunca bir süre şaşkın ve hayranca kendimi izliyorum.Vücudumdaki değişim ve psikolojik olarak geçirdiğim evrimler her geçen gün beni daha da hayretler içinde bırakıyor.Bazı zamanlar bu ben değilim olamaz bu kişi bir başkası dediğim olduğu çok oluyor.
9 Nis
Hayat beni ne kadar zorlasa da seçeneklerim her geçen gün azalsa da içimde yaşama karşı olan savaşım durmaksızın devam ediyor. Bu savaşta çok büyük değerlerimi kaybettim. Biliyorum kaybetmeden kazanamam. Bu savaş öyle bir savaş ki rüyalarımda bile devam ediyor. Neredeyse bütün hayatımı esir etti. Nereye gideceğimi ve ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Hayat tam bir bilinmezlik, neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlamak nerdeyse imkânsız ama tek bildiğim gerçek var o da bu bilinmezliğin içindeki tek doğrunun benden başka hiçbir şeyin olmadığı, yukarıda rüyalarımda bile savaşımı devam ettirdiğimi söylemiştim. Geceleri gözlerim yorgunluğa yenildiği zaman bir anda kendimi okyanusun tam ortasında kürekleri olmayan bir sandalın içinde buluveriyorum. Bütün her yer masmavi yer ile gök sanki dans edercesine birbirine sokuluş güneş de onları kıskanırcasına denizini ve gökyüzünü seyretmekte bir anda esen rüzgâr ile beraber bembeyaz bir yelkenin açıldığını fark ediyorum. Rüzgâr beni okyanusa bilinmezliğe doğru sürüklüyor. Ellerimi denize doğru uzatıp durdurmak istiyorum ama sürüklenmekten başka hiçbir çarem kalmadığının farkına varıyorum. Bu bilinmezliğe doğru olan yolculuğumda nereye doğru gittiğimi bilmiyorum aslında bilmekte istemiyorum. Önemli olan bu yolculuk boyunca beni ne gibi felaketlerin beklediği ve ne zaman bu sandal ile beraber okyanusun derinliklerine doğru yolculuğumun son bulacağı
4 Nis
Aslında mutlu olmam lazımBilgisayarımın karşısına geçip ne zaman bir şeyler yazmaya başlasam farkına varmadan yazılarımın üstünde bir kara bulut oluşuyor ve yazılarımın çoğu negatif bir akıntı doğrultusunda devam ediyor.Kimi zaman yalnızlık kimi zaman hayata karşı olan savaşım ile baş başa kalıyorum.Geçenlerde bu konu üzerinde düşündüm.Neden yazılarıma olumsuz bir hava katmaktayım?Bazı zamanlar iyi şeyler yazmak için otursam da ne olduğunu anlamadan ruh halim değişiyor ve ben
21 Mar
Yüreğim ne kasırgalar geçirdi, ne boranlar kopardı dost dediklerinden dostum dediklerinden .Bu yüreğim nicelerini dost bildi, bâki Dostu bilmeden, ‘O’nu yüreğinin derinliklerinde hissedemeden.
Dilim bunları söylerken, gönlüm tarifi imkansız haykırışlarda, ‘Seni’ arayışta.
(more…)
1 Mar
Annem yaşındaki insanların anneleri iş kadını değillerdi. Evde ve tarlada ağır işleri gören, peş peşe üç beş çocuk yapan, onca işin arasında çocuklarını büyüten, itaatkar kadınlardı. Benim yaşımdaki insanların anneleri yavaş yavaş kent yaşamıyla tanıştı. O kadınların pek azı okul yüzü gördü; babaları veya ağabeyleri uygun görmedi okul yüzü görmelerini, kitap tozu yutmalarını. Kimisi mum ışığında geceleri öğrendi okumayı, dikiş nakış öğrenmek için gittiği hocasının küçük çocuğundan öğrendi.
6 Şub
Zaman zaman yokolup gitmek geliyor içimden , kaybolmak o kadar uzun bir süre meşgul ediyor ki bu çığlık ;günlerce gitmiyor yankısı içimdeki en kuytu yerin ,en muhalif yazılarla kaplı duvarlarından. Gidebilir miyim diye bitip tükenmek bilmeyen bir sorgunun içinde buluyorum kendimi . Ne kadar zor olabilir ki gitmek buralardan? Zaten yokluğum bile farkedilmez. edilse de belli kimin arayıp soracağı. Ya kira zamanıdır ev sahibim çalar kapımı ya da veresiyeleri toplayan bakkal çırağı nöbet tutar kapımda. Kim bilir belki de iki üç güne bir yemeğimi paylaştığım sokak kedisi.
3 Şub
Uzaklardan bir ses sonsuzluğa ulaşılabilecek bir yolda olduğumu söylüyor. Bu yola girildiği zaman dönüşün olmadığını ve bu yol boyunca büyük zorluklarla karşı karşıya geleceğimi daha önce de defalarca başkalarından duymuştum.Bu günlerde kafamın içinde sonsuzluğa giden yol hakkında bir takıntı oluştu.Acaba böyle bir yol var mıydı?Ben bunları düşünürken kendimden geçmiş gecenin olduğunun farkına varamamışım.Bu duygu ve düşünceler içinde yatağa doğru ilerlerken insanoğlunun ana rahminden dünyaya ilk göz kırpışından itibaren sonsuzluğa giden yola adım attığına karar verdim.
(more…)
3 Şub
Geçenlerde tavan arasında kitaplarımı ararken şans eseri eski fotoğraflarımı buldum.Bütün hepsi küçük karton bir kutuya konulmuş ve orda bulunmayı beklemekteydiler.Karton kutunun kapağını açtığım zaman bütün her yer toz içerisinde kaldı.Resimlerin bulunduğu kutuyu aldım ve odama gittim.Kutuyu ilk açtığımda en üstü ilkokul öğretmenim ile çekinmiş olduğum fotoğraf duruyordu.
(more…)
| KİTAP ARAYIN! |