4 Nis
Aslında mutlu olmam lazımBilgisayarımın karşısına geçip ne zaman bir şeyler yazmaya başlasam farkına varmadan yazılarımın üstünde bir kara bulut oluşuyor ve yazılarımın çoğu negatif bir akıntı doğrultusunda devam ediyor.Kimi zaman yalnızlık kimi zaman hayata karşı olan savaşım ile baş başa kalıyorum.Geçenlerde bu konu üzerinde düşündüm.Neden yazılarıma olumsuz bir hava katmaktayım?Bazı zamanlar iyi şeyler yazmak için otursam da ne olduğunu anlamadan ruh halim değişiyor ve ben
21 Mar
Yüreğim ne kasırgalar geçirdi, ne boranlar kopardı dost dediklerinden dostum dediklerinden .Bu yüreğim nicelerini dost bildi, bâki Dostu bilmeden, ‘O’nu yüreğinin derinliklerinde hissedemeden.
Dilim bunları söylerken, gönlüm tarifi imkansız haykırışlarda, ‘Seni’ arayışta.
(more…)
1 Mar
Annem yaşındaki insanların anneleri iş kadını değillerdi. Evde ve tarlada ağır işleri gören, peş peşe üç beş çocuk yapan, onca işin arasında çocuklarını büyüten, itaatkar kadınlardı. Benim yaşımdaki insanların anneleri yavaş yavaş kent yaşamıyla tanıştı. O kadınların pek azı okul yüzü gördü; babaları veya ağabeyleri uygun görmedi okul yüzü görmelerini, kitap tozu yutmalarını. Kimisi mum ışığında geceleri öğrendi okumayı, dikiş nakış öğrenmek için gittiği hocasının küçük çocuğundan öğrendi.
6 Şub
Zaman zaman yokolup gitmek geliyor içimden , kaybolmak o kadar uzun bir süre meşgul ediyor ki bu çığlık ;günlerce gitmiyor yankısı içimdeki en kuytu yerin ,en muhalif yazılarla kaplı duvarlarından. Gidebilir miyim diye bitip tükenmek bilmeyen bir sorgunun içinde buluyorum kendimi . Ne kadar zor olabilir ki gitmek buralardan? Zaten yokluğum bile farkedilmez. edilse de belli kimin arayıp soracağı. Ya kira zamanıdır ev sahibim çalar kapımı ya da veresiyeleri toplayan bakkal çırağı nöbet tutar kapımda. Kim bilir belki de iki üç güne bir yemeğimi paylaştığım sokak kedisi.
3 Şub
Uzaklardan bir ses sonsuzluğa ulaşılabilecek bir yolda olduğumu söylüyor. Bu yola girildiği zaman dönüşün olmadığını ve bu yol boyunca büyük zorluklarla karşı karşıya geleceğimi daha önce de defalarca başkalarından duymuştum.Bu günlerde kafamın içinde sonsuzluğa giden yol hakkında bir takıntı oluştu.Acaba böyle bir yol var mıydı?Ben bunları düşünürken kendimden geçmiş gecenin olduğunun farkına varamamışım.Bu duygu ve düşünceler içinde yatağa doğru ilerlerken insanoğlunun ana rahminden dünyaya ilk göz kırpışından itibaren sonsuzluğa giden yola adım attığına karar verdim.
(more…)
3 Şub
Geçenlerde tavan arasında kitaplarımı ararken şans eseri eski fotoğraflarımı buldum.Bütün hepsi küçük karton bir kutuya konulmuş ve orda bulunmayı beklemekteydiler.Karton kutunun kapağını açtığım zaman bütün her yer toz içerisinde kaldı.Resimlerin bulunduğu kutuyu aldım ve odama gittim.Kutuyu ilk açtığımda en üstü ilkokul öğretmenim ile çekinmiş olduğum fotoğraf duruyordu.
(more…)
2 Şub
Biz insanlık etiketine bürünmüş bir yaratığız…İnsanın hayata oluş amacını herkes farklı yorumlar bildiği kadarı ile fakat insan olğlunun tek ortak yaptığı iş doğar, büyür, ölür hayatta aynı akımdan etkilenen milletler kendi topraklarını kurarlar.Bu tarihte hep böle olmuştur.hayatta bir kişinin özellikle anlık hesaplamamlar yapmasına karşı olan bir insanım tolstoy mükemmel bir şekilde hikayelemiş yaşadığı öyküyü bende bunun kendimce olurunu bulup hayatı öle değerlendirdim.önceden belirttiğim gibi insan farklı kişilerden etkilenip kendini o kişinin akımına sokar ve biz insanlar tarihte yaşadığımız kadar bir bilgiyi şuan bile kullandığımıza ragmen kendimizin üretkenlik duyusunu yitirdiğini düşünüyorum.Bilimsel gelişmeler hayatımızı tabikide hatırı sayılır derecede etkilediği bir gerçek, ama bunu kötü yönde kullanan devletler dünyada kendi misyonlarını ortaya koymuşlardır.Korku abidesi gibi ortalığa saldırıyorlar şimdi şunu sormak lazım tenolojik gelişimler milleti rehavetemi sokuyor, yoksa hayatı git gide çıkılmazmı yapıyor…
2 Şub
BEKLEYİŞ veZAMAN
Dönülmesi yoktur bazı yolların,
İleriside….
İki arada kalışı izler zaman
Eğlenerek….
Gülüşler yoktur ,ağlayışlarda,
Belli belirsiz kararsız bakışlardan başka…
Uzanışlar yoktur umuda,bugüne, yarına ait
Bekleyişler vardır zamana inat…
Belli belirsiz yüzler vardır,
Belli belirsiz kelimeler hafızalarda..
Boşluktasındır olmadığını söylesende ,
Ne dönüşün vardır, ne gidişin
Zaman ilerlemez ,sanki donar günler ,saattler,dakikalar…
Sancılar sıklasşır bazen
Gün batımında…
Gece karanlığında…
Buhran nöbetleri gelir iş başına,
Çöker olanca ağırlığıyla ruhuna..
Hiç kimse yakının olamaz,
Hiç kimse….
Böyle zamanlarda,
Akla ziyandır her geçiş,
Durdu sandığın zamanda başlamıştır bekleyiş…
Öylece göğün ortasında duran yıldız gibidir…
Ne asılıdır…
Ne boşlukta…
Zamansa sadece eğlenir…
Sahte kahkaları vardır,
Zamanın şuh kahkahasında gizli.
Telkinler , boşverişler….
Olmalılar,
Olmamalılar….
Tutuşan nedir ?
Beklediğin nerdir ?
Günahını, sevabını tarttığın attığın nedir ?
Yanan nedir ?
Sorular sorular….
Çıkmazlara dönen yanıtlı yanıtsız sorular..
Bekleyiş kötüdür,
Acıdır…
Zamanda bundan öylesi eğlenir…
Bitmesin dediğin saatlere inat
Koşarak giden zaman
Neden bu yollarda eğlenir ?
2 Şub
Bir tutkudur şiir. Apayrı bir yaşama biçimi…
Hayallerle yaşar insan; köşklerde saraylarda yaşadığı gibi. Yağmur, kar, tabiat, deniz, bazen işkence, bazen mutluluktur insan için. Yüreğinin derinliğindeki duyguların ifadesidir şiir. İnce bir sızıdır… Su içmek, nefes almak kadar gereklidir. Gökkuşağı gibi sarılır size ve siz şiiri gebe bir kadın kadar mutlulukla taşırsınız. Hayatı tanırsınız onunla.
31 Oca
İnsan doğduğu andan ruhunu kaybedip dünyadan ayrılacağı güne kadar bir yörüngede kalır ve kendi yaşamının etrafında dönüp durur.Bu yörüngeden çok büyük bir olay olmadığı sürece de kopmaz.Bazı zamanlar yörüngeden küçük sapmalar olsa da yörüngede kalmaya devam eder.Çoğu insan bu küçük sapmalara şansızlık yada halk tabiriyle nazar der.Yaşamının etrafında döndüğü yörüngeye ise kader
Bütün insanların kafasının içinde bir soru işaretidir kader kavramı kader mi bizi yönlendirir yoksa biz mi kaderimizi kendimiz yönlendiririz.
| KİTAP ARAYIN! |