4 Nis
Büyüklerimizin sözlerini iyi dinleyerek anlamamız gerekir. Anlamadığımız zaman, büyüklerimizle aramızda onulmaz problemler meydana gelir. Söylenilen sözleri anlayamamış isek, tekrar etmesini isteyebiliriz.
Büyüklerimizin sözlerini, anladığımızda ise aradaki iletişim güçlenerek devam eder.
(more…)
9 Mar
İlk Müslüman Türk devleti Karahanlılardır. Karahan Hükümdarı Satuk Buğra Han, 10. asrın ilk yarısında Abdülkerim adını alarak İslamiyeti kabul etti ve halkının İslamiyetle şereflenmesini sağladı.
Arap ve İran edebiyatlarında kullanılan mesnevi nazım şekliyle, beyitler halinde ve aruz ölçüsüyle, 11. asırda yazılan Kutadgu Bilig (Yusuf Has Hacip) ile birlikte Türk edebiyatı büyük bir değişim yaşamış ve sıçrama yapmıştır.
3 Mar
Öncelikle yardım talebinize geç cevap verdiğim için kusura bakmayın. Rahatsızlığımdan dolayı cevabım gecikti.
Sorulan soruya cevap vermek vazifemiz. Özellikle yol göstermenizi isteyenler varsa o zaman sorumluluğunuz bir katta daha artıyor.
(more…)
27 Şub
Sabah mailimi açınca medyadan tanıdığım, başka ilde yazılı basında müdire olan Meryem Hanım Efendi her zamanki gibi güzellikleri paylaşma adına ileti göndermiş.
Kendilerine nazik davranışından dolayı teşekkür ediyorum.
Paylaşmak adına kendisinin ulaştığı veya aldığı ilginçlikleri bana gönderir. Kendisi Hür Haber yayın organının müdiresidir. Ben buradan kendisini yüksünmeden bilgi gönderdiği için yürekten kutluyorum.
(more…)
24 Şub
Bazen insanın ruhu genişliyor. Olmadık zamanda sürprizler olabiliyor. Hiç ummadığınız insanların yardımı olabiliyor. O vakitte bu hayat yaşanası diyorsunuz. Hayatınızın monotonluğu geçiyor.
Temponuza ayak uydurmak için çabalayan dostlarınızın olması ayrı bahtiyarlıktır. Her zaman dostunuzun yanınızda olmasın size hissettirmesi doyumu olmayan, tarifsiz sevince boğar. Coşkuyu yaşatır.
(more…)
25 Oca
Küçüklüğümden beri dolma kalemlerin hep hastasıyımdır. Yazı yazarken iyi kalemim olsun isterim. Devlet parasız yatılı okulunu kazanınca Türkçe dersimize giren öğretmenimizin dolma kalem kullanma teşviklerinin de etkisi var, bu tutkunun oluşmasında.
Sevdam neyeydi? Dolma kalemlere, tutkuluyuydum. Hatta birini kaybettiğimde en çok sevdiğim insanı kaybetmişçesine üzüldüğümü hatırlıyorum.
Siz birine âşık olsanız, sevdiğiniz kızı kaybetseniz üzülür müydünüz? Ben onun gibi üzüldümdü, hem de çok üzüldüm.
Öncelikle Scrikss kalemlerinin duyarlılığına ne dense azdır. Ben duaların en kapsamlısı olan duamla onlar için dua ettim. Onlar için Allah a yalvarıyorum memlekette sizin gibi kuruluşlar var ya.
Sizlerden Allah razı olsun. Buradan birçok firmaya da sesleniyorum. “Verdiğiniz garanti sözlerini tutunuz”. Centilmenlik yapan kazanır. Azarlayan yok kardeşim hata senin dediğiniz de kimleri ve sermayenizi kaybettiniz, farkında değilsiniz.
Daha önce elbise bazında garantiyle ilgili sorun yaşamıştım, suçlu ben değilim dedim. Ne fayda? Olmaz dendi bir kere., hatanın kaynağı bendim.
Şunu da anlamış değilim. Hata yoksa siz hiç müşterinize indirim yapar mısınız? Soruyu yönelteli altı ay oldu cevap yok.
Ama aynı firma bana niçin yüzde elli indirim yaparım diye teminat verir? Verdi de ben kabul ettim mi? etmedim.” Madem hatanın kaynağı benim cezamı çekerim”. Asla indirimlerini kabul etmedim.
Scrikss kalem çalışanlarını kutluyorum. Daha önce başka kalemimi de tamir ederek, gönlümü almışlardı.
Dolma kalemlere özellikle strickss kalemlere tutkunum sırf bu yüzden kalem tercihim dolma kalem ise Scrikss olacaktır.
İtiraf edeyim kalemin tamirat gereğinin sebebi bendim. Buna rağmen tamiratla mümkün olmadığından yenisini gönderdiler.
Kalemin kapağı kırıldı. Göbek kısmı düşürdüğümden dolayı yarılmıştı. Delinmişti. Hatta arkadaşıma kalemimi göndereceğim dediğim de yapma fırça yersin dedi.
Benim firmaya güvenim olduğundan paketledim gönderdim. Yılsonuydu. Telefon açtım. Kalemim ulaşmıştı. Pınar hanım nazik şekilde anlattı. Tamirat sürecinin uzaya bileceğini söyledi.
Yeni yıl bir hafta olunca aradım. Pınar hanım yine telefonda nazik şekilde grip olduğunu anlattı.
Bekliyordum ama sabırsızlıkla ve ne kadar masraf gelecek diye de içimden düşünüyordum. Bir gün akşamüstü telefonum çaldı.
—Stricckten arıyorum.
—Adres bilginizi verirseniz kaleminizi göndereceğiz?
— Bildirdim.
Bekliyorum. İki gün sonra okuldan ayrıldıktan on beş dakika sonra, müdür yardımcımız aradı. Hayırdır dedim içimden. Aksilik işte yeni okuldan ayrıldım.
Kargo geldi de, neredesiniz dedi? Adresi verdim. Kargocularla buluştuk.
Beklemeye başladım. Sonunda açtım. Kalemime kavuştum. Beklediğim ücret yok. Ya büyüksün Scrikss, sen markasın.
Sen dolma kalem nedir? Dolma kalem scriksstir, sevdirdin bana.
Seninle yazmayı seviyorum. strickss kalemi dense kalem için gözüm kapalı alırım. Siz de alır mısınız?
Tavsiyem sizde alın strickss dolma kalem.
Garanti buna derim, ben. Dolma kalem denince hep aklıma strickss gelir. Ömür boyu garantiyle sizleri bekliyor.
12 Oca
Akşamları yatağa girince hemen uyumuyorum. bu sürede uyumaya için hazırlanırken öbür âleme gidiyor gibi halim oluyor. Düşünürüm geceleri ne yaptım bu gün diye?Ölümün yaklaştığını her an idrak edemiyoruz. İdrak etseydik insanların hal ve tavırlarının durumu iyiye doğru giderdi.Lakin çokta iyi gidiyor dersek doğru olmaz. Bunu neye dayanarak diyorum? Çevremizde ki gördüklerimize göre. Yaşadığımız yerde ki değişimi görüyoruz.Aleni olarak sarılmalar insanın garibine gidiyor. Örnek oldukları küçüklerine de olumlu davranış sergilemiyorlar. Ana ve babanın gözünde okuyan gençlerimiz çokta okumuyor.
(more…)
12 Oca
Televizyondaki reklâmları, haberleri izlerken; ulusal yayın yapan gazetelerin haberlerini, hatta manşetlerini okurken biraz dikkat edin, nice anlatım bozukluklarına şahit olacaksınız. İşin garip tarafı bu hatalar o kadar çok tekrar ediliyor ki biz izleyiciler ve okuyucular bu yanlışları fark etmiyor, aksine doğru anlatımmış gibi kullanıyoruz. (more…)
10 Oca
Çileli zamanlarımızda yanımızda olması gerekenlerin yanımızda olmamaları üzücü olaylardandır. Zamanında ortak mekânı paylaştığımız insanların ihtiyacı olunduğunda hiç vakit kaybetmeden yardımına koşmalıyız.Arkadaşlık bunu gerektirir. Bakıyorsunuz hayatın gerçekleriyle yüzleşince çok ümitli ve güvendiğiniz insanlara derdinizi açıyorsunuz.Derdinizi her insana açamazsısınız.
7 Oca
İnsanın daima çalışarak başarıya ulaşacağını biliriz.Çalışmadan çıkılan zirve yoktur.Zirvelere çıkmanın birinci şartı adım atmaktır.Adım atmadan yol alınmaz.
Erdal Demirkıran’ı okudum.Hayatıma katkısı olanlardandır.Uyku konusunda ki,kitabını okuyunca ben bunun neresindeyim diye sordum?
Cevabım olumlu değildi.Çünkü çok uyuyor,az çalışıyordum.Kitabı okuyunca insan ister istemez kendiyle iç muhasebeye giriyor.
Alınan cevaba göre hayatınızı yaşarsınız.Elbette hastalar kendi hastalıklarını anlatıyorlar.Doktorlar dinliyorlar.Gerekli teşhisi koyduktan sonra günlük dozları ayarlıyor.
Herkes kendini bilir.Ne kadar eksiğimiz ne kadar fazlamız ver olduğunu.Bilince de günlük yapması gerekenleri bulunduğu çevreye,imkanlar ölçüsünde gayret göstermelidir.
Türkiye de önde bulunan insanlarımızın hayatını incelediğimizde,ne görüyoruz?Okul hayatında maddi imkanları olmayan,çalışma şartlarının sınırlı olan kişiler olduğunu görüyoruz.
İnsan öncelikle zirveye çıkmaksa amacı ,öncelikle hazırlığını yapmalıdır.Hazırlıksız yolculuğun sonun iç açıcı olmadığını insanlar bilirler.
Uykuyu öncelikle ikinci plana almışlardır.Uykuyu bir saat azaltmak üç yüz altmış beş günde ,üç yüz altmış beş saat demektir.
Kazancımız on beş güne tekabül ediyor.Özellikle farkına varamadığımız günde bir saat ha önce ha sonra derseniz kaybımız yılda on beş güne karşılık geliyor.
On beş günde neler yapılacağını sizler bilirsiniz.
Zamanımızın kıymetini özellikle bilmeliyiz.Zamanı harcama konusunda malayani konularda dünyanın en cimri insanıydı başarılı insanlar.
Zamanın değerini bilenler kazanır.Dakikasını boşa harcamayan Avrupalı var.Saatlerini heba eden insanımız var.Şimdi kalkıp desek biz Müslümanız Allah bize yadım etmelidir.Ne kadar ucuz laftır bu.
Valimizin birinden dinlemiştim,konferans veriyordu.Bizler zamanımızı hoyratça harcıyoruz.Davetiyede veya program da saat verilir.
Verilen saatin üzerinden belki bir saat geçer program başlamaz.Sonra başkalarına bahane buluruz.Yazılan saate riayet etmez isek başarmak mümkün değildir dedi.
Mesela,belediye otobüs duraklarında ki vakit çizelgesine baktım.Çizelgede gördüm ki,tam saat yok.Altı,altı on beş gibi.
Şaşırdım bizde bildiğiniz üzere tam saat yazılır otobüs duraklarında,orada ise saat yirmi ,yirmi bir dakika yazıyor(20.21)
Garibime gitti ben dedim bu saatlere uyuluyor mu diye?Takip edeceğim dedim.Takip ettim ve dikkatle gözledim ki,panoda saat ve dakika olarak ne yazıldıysa aynı saat ve dakikada belediye otobüsleri duraktalar.
Şehir içi ulaşımda böyle sistem kuran insanlar evrenin konmuş olan kurallarına uymanın mükafatı olmalı dedim.Hiçte geri kalmışlığımızı garipsemiyorum.Siz olsaydınız garipser miydiniz?
Valimizin dedikleri bu.Bu benim üniversite yıllarıma denk gelen konuşmaydı.Başarılı insanlarının üzerlerine uykularında hiç güneş doğmamıştır.
Uykudan feragat mutlaka yapılmalıdır der,bu gün başarı merdivenlerini tırmananlar.Hayatımızın her anını değerlendirmeliyiz.Başarının hatırı sadece çalışanlardan yanadır.
Avrupalı tüm zamanını programlamış,öyle başarılı olduysa bizimde yapacağımız aynı olmalıdır.Yol aynı olduğuna göre,uygulanacak yöntemde aynıdır.
Allah Müslüman’a veririm de,Müslüman olmayana vermem buyurmuyor.
Çalışana veririm,çalışmayana vermem diye buyuruyor.O halde nerde olursak olalım,çalışmaktan başka çaremiz yok.
Başarı çalışmakla,bizim olur.
| KİTAP ARAYIN! |