"Eğitim" kategorisindeki kayıtlar listelendi...

Dostluk

Hakikaten insanların çok muhtaç olduğu konulardan birisi de dostluk. Dostluk üzerine yazılar, şiirler yazıldı. Bundan sonra da devam edecek.

Okuyarak bilgi dağarcığımız gelişecek. Hayatta ki, bakış açımız değişebilir. Olayların öncesinde değil sonunu beklemenin getirisini görme şansımız olur.

İki dostluk yapan insan vardır. Dostluğun gereklerini yerine getireceklerine dair sözleşirler. Dostlardan birisi açık gözdür, diğeri Allah ın adamı tabiriyle bağdaşır.

Açık göz olan işi kesat gider ve batırır. Dostundan para talep eder verir. İşleri düzelince parayı ister diğeri dostlukta para aranmaz der.

Açık göz olan diğer dostunun sevdiği hatta evliliğe doğru giderken, yine yapacağını yapar dostum nişanlını çok sevdim. Benim için vazgeç. Ben evleneyim onla der. Dost olsun der

Bütün isteklerini yerine getirmenin mutluluğunu yaşar.

Allah’ lık olan hayat bu ya. Zor duruma düşer. Dostum var benim der. Fabrika sahibi olmuştur diğer dostu. İhtiyacının olduğunu söyler veremeyeceğini ifade eder. Hiç olmazsa fabrikada iş vermesini talep eder açıkgöz olan dostu o’na işte vermez.

Haliyle dostu gücenir. Ve yaptıklarımın karşılığı bu mu olmalıdır diye düşünür?

Dostum neden böyle yaptı derken uzun süre düşünür. Bir gün yolda giderken ihtiyar biri tanınmaz halde ilaç parasına ihtiyacı olduğunu anlatır o ihtiyaç sahibi dostuna, yalvarışları gören insan mutlaka yardım etmeliyim der. O da öyle yaptı.

Adam acır hastane eczane derken eceli gelir ihtiyarın. Defnedilir vasiyeti açılır, yardımcı olan adama mirasını bırakmıştır. Fakir adam zengin olur.

Adam gücendiği dostuna yakın yerden evini alır.

Yolda zengin olan adam giderken ihtiyarca bir kadın görür. Kadın der ki, oğlum sen yalnız mı yaşıyorsun? Evet, teyze der. Oğlum kalacak yerim yok, duydum ki sen garibanlara kol kanat olurmuşsun. Ne olursun bana yatacak bir oda ver.

Adam odayı verir. Kadın bu sefer der ki, oğlum sana hanım gerekiyor önerisinde bulunur. Adam doğru der ama ben bilmem ki der, kadın bana bırakırsan bulurum der.

Adam evet size bırakıyorum. Kadın kız istemeye gidileceğini anlatır, süreç hızlı gelişir. Düğün günü yaklaşınca davetiyeleri dağıtır.

Kırıldığı dostuna da verir davetiye. İçine işlemiş olduğundan damat kürsüye çıkar. Dostuna dostu, borç verir, sevdiği kızı verir ama dostu yapılan iyiliğe nankörlük eder. Dostunuzu iyi seçin der. Alkışlar kopar.

Dostu söz alarak çıkar. Der ki, dostun kasteddiği benim der. Ben dostum incinmesin diye fabrika da iş vermedim.

Babamı muhtaç kılığına soktum, dostuma gönderdim huyunu bildiğim için, babama tembihledim, mirasını dostuma,

Annemi de tanınmaz şekilde gönderdim. Tanıdığım için annemi evine aldırdım

Eş için talip olduğu kız kardeşim, dostum için ikna ettim.

Konuşma bitince iki dost birbirlerine sarılırlar. Orada ki davetliler kimisi ağlar, kimisi ya işin içinde dostluk olunca insanlar neler yapıyor.

Dostluğu yaşayamadım diyenler, iki çift sözüm var ona deyip kırdıkları gözlerinin önüne geldi kimisinin. Derin duygulara daldı kimisi.

Dostluğun lafla değil de işle ölçüldüğünü gördük dediler. Düğün değil sanki ömürlük bilgiyi iki konuşma sayesinde öğrendik. Nutukla dostluğun olmadığını bizde anlayalım.

Arkadaşlık fedakârlık üzerine kurulmuş duygudur. Yoksun olanlar dünyanın en fakir kişisidir. Arkadaşı çok olan da dünyanın en varlıklı insanıdır.

Düşünürsünüz bence okuyanlar olarak, iki kuruşluk menfaat için göz boyayanları. Kendim önce sonrası Allah kerim diyen güruh çok şimdilerde değil mi?

Arkadaşlık için denenin sonucunun hiçte öyle olmadığı anlaşılıyor.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

  • 0 Yorum
  • Kategori: Blog, Eğitim
  • Eğitim bizim neremizde duruyor?

    Nereye sürükleniyor bu kitle?  Kimler bizi sömürüyor? Kimler kazanmış ta kaybedilmiş gibi gösteriliyor? Eğitim bizim neremizde duruyor? Hangi mesafelerde eğitime yaklaşıyoruz yada eğitimden uzaklaşıyoruz. Eğitimden beklenen ne? Daha doğrusu bizi eğitip de sokağa bırakıp; sonra da başınızın çaresine bakın diyen devlet adamlarından ne istiyoruz?

    (more…)

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

  • 1 Yorum
  • Kategori: Eğitim
  • Zeka boru değildir; ölçülemez

    Başarıda zekanın “tekbaşlı” önemine inanma, zeka ile ilgili klasik teorilerin etkisiyle oluşan bir bilgi eksikliği ve yanlışlıktan kaynaklanmaktadır. Bu durum, alışkanlıkla söylenegelen ve başarıyı engelleyen önyargılı bir sınıflandırmayı da beraberinde getirmiştir. Kişileri “ileri, geri ve orta zeka” olarak tanımlayıveren bu önyargı zeka gerçeğini farkedip onu işletmek konusunda hiç bir işe yaramadığı gibi, başarıya götürücü çabayı da yoketmektedir. Zeka boru değildir, böyle kaba bir genellemeyle ölçülemez.

    Bu önyargılı yanlış sınıflandırma zekanın “sabit”, “değişmez” bir şey olduğu yanılgısına da yol açmıştır. İşte başarıda zekaya “tek başına” bir önem atfetme böyle gerçek dışı bir “sabitlik” yanılgısından kaynaklanmaktadır. Zeka ile ilgili mevcut araştırmalar bunun tam tersini söylemektedir.

    (more…)

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

  • 6 Yorum
  • Kategori: Blog, Eğitim, Polemik

  • Üye Girişi





    Hemen abone olun! Yeni yazılar e-posta ile gelsin:

    Dağıtım: FeedBurner

    Bağlantılar




    Arşiv



    KİTAP ARAYIN!




    Alexa Rating