17 Şub
hala alışamadım yokluğuna
beni yalnızlığa iten seni unutamadım ne yazık ki
ama gururumu hiçe sayıp, asla kabul edemem sani
kendi yatağımda başka bir kadınla
kimbilir neler fısıldadın aşkın kokusuyla
peki içine çekerken hiç gelmedim mi aklına?
tenin başka bir tene değerken
haram kılınmadı mı sana?
güçlü olmam ağlamamam gerektiğini bile bile
gözyaşlarım senin aşk dediğin beş para etmez sevgine inat,
süzülüyor yanaklarımdan
eğer bir gün özlersen beni,çalma kapımı
ne sana harcayacak vaktim var benim
ne de kiralık bir evim
zaten kapımda yazar ‘Kalpsizler giremez içeri!’
14 Şub
Evin gölgesidir arka bahçe
Bir yatak odasının
Usulca taşan sıcağı
Çocuğun dokunuşu
Annenin durgunluğudur arka bahçe
Dudakta öpücük izi
Bir yaradır kuşun kanadında
Elmaya düşen ala
Çatlayan yüreği narın
Seksek için yollara
Çizilen şekillerdir arka bahçe
Bir gelinin ilk gecede
Yere düşen duvağı
Dul bir kadının
En tenha yeridir arka bahçe
İşveli ve içli sözleri
Ya da yanlış yorumlanan
Pembe gülüşü
Asker mektuplarının
Okunduğu yerdir arka bahçe
Ve üzgün bir sevdanın
O solgun haresi
Şairin haremidir arka bahçe
9 Şub
Kaleminden akıyor mu iyilik
Duymaktan sızlıyor mu yüreğin
Yazmaktan acıyor mu elin
İnsanın, toprağın bir mi değerin
İşte o zaman insansın insan
Rüzgarın okşuyor mu dallarını ağaçların
Bir nefes daha soluyor mu dalgaların
Önemlisi ölmüyorsa çocukların
Meydan da kalsan da insansın insan
Kurşun delmiyorsa dağlarını
Vadinde uzanıp uçuyorsa kuşlar
Dilinden anlamasa da insanlar
Gayet insansın insan
Der gibi değilse dilin
İçinde türlü türlü renklerin
Siniyorsa içine resmin
Gayet insansın insan.
6 Şub
Sahte dudaklarda sahte gülücük
Sahte bir dünyanın karasındadır
Arsızca soyunan atar gülücük
Mutluluk hükümet kirasındadır
3 Şub
Ben doğuyumBen Doğuyum,
Güneşin doğduğu yer,
Ne güneşler doğurdum;
Gökteki güneşten başka.
Gökteki Güneş,
Yıldız sayılır, onların parlaklığında.Ademin çocuklarına beşikler verdim,
Nuh’a gemi, ormanlarımdan.
Musa’ya Asa,
İsa’ya Kâse
Muhammed’e minber verdiğim gibi.
Havva’nın ninnisi söylenir, ovalarımda.
Dağlarımda Davud’un avazı,
Tur’da Musa’nın sayhası,
Bilâl’in çınlayan ezanı gibi,
Ben Doğuyum, hem Orta Doğu,
Ne medeniyetler, doğurdum, gerçek medinelerde
Ne şehirler kurdum.
Babil’den,Ninova’dan Kudüs’ten sonra.
Ne Krallar yükseltip alçaltım,
Karun,Nemrut, Firavundan başka.
3 Şub
”cehennem
araf
cennet”
biz de severdik ellerimize saplanan güneşi akşamüstlerine kadar oyalamayı
karanlık odalarda toplaşır patlatırdık aydınlığımızı-saçılırdı-
kara duvar,ak duvar…
12 Oca
Ne zaman yağmur yağsa,Oğlum düşer saçlarıma.Yaşlandığıma kızıp,Çamurlu elleriyle boyarBeyaz sakallarımı.
Yağmur sonrası,Sonsuz ve sonrasız,Bir yolda izlerim, oğlumu.Belinde gök kuşağı,Gözlerinde çiğ damlası…
Kundakla kefen arasındaki fark,Seni benden ayıran farktan, farksız.Artık ne fark eder ki,Ölümle yaşam arasındaki fark…
Şimdi yine yağmur yağıyor,Yine insanlar“Toprak ne güzel kokuyor “ diyor.Oğlum!Kokun hiç değişmiyor…
7 Oca
Adem Turan’ın “Ateşte Yıkanmış Atlar” nam şiir kitabı Ebabil yayınlarından çıktı. Kitaptan tadımlık iki şiirle sizi Adem Turan şiiriyle baş başa bırakmak istiyorum.
AYNALIÇARŞI MESELİ
Aynalıçarşı içinde vurdular beni
Bu yüzden hüzünlenir halk
Geçince çarşıdan
ve aynalardan…
Geçip giderler sapsarı yüzleriyle sonbahara
Soğumuş külleriyle ve kederleriyle
Bürünürler keçelerine aşk için yağmurlarda
Ve değişirler içlerindeki zindanı
Sırılsıklam zencilerle…
3 Oca
kaç kişinin gözyaşları mürekkep
kaç kişinin kirpikleri kalem
yürekleri yazan
yürekleri kazan
29 Ara
rüzgârın sığınağı saçlarına
dokunamadım
bir türlü.
mültecilere
erzak
taşıyan
kirli saçlı
ak sakallı
bir genç
ama
bir o
kadar
da
geç
katilim oldum
sonunda.
sonunda
şiir
(in)
den
buldum
hayatı.
| KİTAP ARAYIN! |