<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>Blog Dergibi</title>
	<link>http://blog.dergibi.com</link>
	<description>Dergibi camiasının web günlüğü</description>
	<pubDate>Sun, 04 May 2008 18:59:31 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.2</generator>
	<language>en</language>
	<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Piraha Dili</title>
		<link>http://blog.dergibi.com/2008/05/04/piraha-dili/</link>
		<comments>http://blog.dergibi.com/2008/05/04/piraha-dili/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 May 2008 18:59:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oguz Duzgun</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dergibi.com/2008/05/04/piraha-dili/</guid>
		<description><![CDATA[PİRAHALAR KİMDİR?
Brezilya’nın yağmur ormanlarında, Amazon havzasını sulayan Maici ırmağı kenarında küçük bir topluluk yaşıyor. Küçük yerleşme yerlerinde on ila yirmi kişilik gruplara bölünmüş olan Piraha halkının toplam nüfusu topu topu iki yüz, üç yüz kişi. Avcılık ve toplayıcılıkla geçinen yerliler, avcılık konusunda ustalar ve müthiş bir konumlama yetisine sahipler.
]]></description>
		<wfw:commentRss>http://blog.dergibi.com/2008/05/04/piraha-dili/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Adam&#8217;a</title>
		<link>http://blog.dergibi.com/2008/05/03/adama/</link>
		<comments>http://blog.dergibi.com/2008/05/03/adama/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 May 2008 15:37:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nazlıhan Ergin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dergibi.com/2008/05/03/adama/</guid>
		<description><![CDATA[Bir çın…
Eski kilisenin duvarlarından
Bir rüzgâr…
Hırçın
Dağıtıyor sesi adanın etrafına
Deniz yorgun, dinleniyor
Bir küçük yosun kıyıda
İntihar süsü vermiş dalgalar ona
Midye kabuğundan aşklar çıkar bu limanda
Öyle ender, öyle deniz kokan
Buluşurlar gece yakamozda
Bir yıl…Geçti üstünden
Ne gelen var ne de giden! 
D. Nazlıhan Ergin 
 16.04.07
]]></description>
		<wfw:commentRss>http://blog.dergibi.com/2008/05/03/adama/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>son elveda</title>
		<link>http://blog.dergibi.com/2008/05/03/son-elveda/</link>
		<comments>http://blog.dergibi.com/2008/05/03/son-elveda/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 May 2008 15:36:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kamuran Bişkin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dergibi.com/2008/05/03/son-elveda/</guid>
		<description><![CDATA[sevgilim&#8230;&#8230;  
  senin  hayatındakiler beni mutsuz ediyor onları çıkarınca sen mutsuz oluyorsun.Mutluluk mutsuzluk kavramınıda geçtim yük ve yük oluşlar başlıyor bundan sonra.herşeye bir çare vardır elbette ama yük oluşlar vicdanı getirir canım ,vicdan ise zavvalıya düyulan acıma hissinden başka bir şey değildir ki..Benim içimdeki duygular ne zavallı nede senin vicdanınla avunacak kadar çaresiz.
]]></description>
		<wfw:commentRss>http://blog.dergibi.com/2008/05/03/son-elveda/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Vefa Önal ve &#8216;şiir sanatı&#8217; üzerine</title>
		<link>http://blog.dergibi.com/2008/04/26/vefa-onal-ve-%e2%80%9csiir-sanati%e2%80%9d-uzerine/</link>
		<comments>http://blog.dergibi.com/2008/04/26/vefa-onal-ve-%e2%80%9csiir-sanati%e2%80%9d-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Apr 2008 13:02:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İhsan Arı</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dergibi.com/2008/04/26/vefa-onal-ve-%e2%80%9csiir-sanati%e2%80%9d-uzerine/</guid>
		<description><![CDATA[Kıyıda bir açık parantez gibi duruşuyla, Amasralı BalıkçıRemzi, muhabbete bir virgül gibi oturuşuyla Ankaralı yazar Vefa Önal, birisi deniz tutkunu, birisi şiir. Aslında ikisi de gönüllerinin denizine sevdalılar.    Vefa Önal, “şair, şiirini oluşturan pek çok öz ve biçim ögesinin yüzdüğü koylara dalıp dalıp çıkarak, kimsenin görmediği, duymadığı, kendi incisini bulup çıkarır”derken, Remzi, elini denize sokup, [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://blog.dergibi.com/2008/04/26/vefa-onal-ve-%e2%80%9csiir-sanati%e2%80%9d-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>On Birinci Boyut</title>
		<link>http://blog.dergibi.com/2008/04/23/on-birinci-boyut/</link>
		<comments>http://blog.dergibi.com/2008/04/23/on-birinci-boyut/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Apr 2008 20:55:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oguz Duzgun</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Deneme]]></category>
<category>10.boyut</category><category>10th Dimension</category><category>bilim</category><category>dost</category><category>edebiyat</category><category>Fizik</category><category>Kuantum</category><category>Rob Bryanton</category><category>Sonsuzluk</category>
		<guid isPermaLink="false">http://blog.dergibi.com/2008/04/23/on-birinci-boyut/</guid>
		<description><![CDATA[Şu boyutsuz, karanlık ve sığ gündemde boğulup kalmak ne kadar acı!
Ruhumuzu, aklımızı teneffüs ettirmek istiyoruz. Farklı boyutların sonsuzluk manzaralı pencerelerinden “umudu” temaşa etmeye o kadar muhtacız ki!
Çoğu zaman anlaşılmaz etiketiyle etiketleyip, “acele” komutuyla, unutulma karanlıklarına postaladığımız; Divan Edebiyatı eserlerinin o iç içe geçmiş anlam boyutlarıyla örülü sesine o kadar hasretiz ki!
]]></description>
		<wfw:commentRss>http://blog.dergibi.com/2008/04/23/on-birinci-boyut/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Seyyidim</title>
		<link>http://blog.dergibi.com/2008/04/21/seyyidim/</link>
		<comments>http://blog.dergibi.com/2008/04/21/seyyidim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Apr 2008 22:43:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gürbüz ünal</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
<category>toprak</category>
		<guid isPermaLink="false">http://blog.dergibi.com/2008/04/21/seyyidim/</guid>
		<description><![CDATA[Kaldır üstümüzdeki vizri
Seyyidim !
Kurt sofrasında tilki gülüşü:
Kuzu! Postuna halel getirmeyesin ha!
Yıktığımız kendimiz mitoslarla
Yalanladıkları kendileri
İnsan,nisyan bi-niyaz
Az zamanda tez ölümdür sakladığımız
Kaldır üstümüzdeki vizri Seyyidim!
Meyvesiz bir çınar üstümüzdeki
Beslemedik gölgeden başkasını
Baltalayan kolu gördük yendir içimizdeki
Kabuklarına mest olduk,odununa tütsü
İnsan, nisyan bi-nazar
Az toprak çok semeredir sakladığımız.
Kaldır üstümüzdeki vizri Seyyidim!
Zaman ve mekan bende oyunbaz
Sende ne Seyyidim!
12-1-08
]]></description>
		<wfw:commentRss>http://blog.dergibi.com/2008/04/21/seyyidim/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bu Gece de Meçhulüm</title>
		<link>http://blog.dergibi.com/2008/04/21/bu-gece-de-mechulum/</link>
		<comments>http://blog.dergibi.com/2008/04/21/bu-gece-de-mechulum/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Apr 2008 22:10:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oguz Duzgun</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dergibi.com/2008/04/21/bu-gece-de-mechulum/</guid>
		<description><![CDATA[Bu gece de
Aykırı düşlerimin
Damlarından düştüm öylesine
Düşledim
Bakışlarından kaçkın
Bir deli sevdayı
Parçalandım
Sana
Bölündüm gülüşlerine
Çeşm-i siyahın kadar
Boyandım karanlığa
Uykusuzum
Varlığının gecesinden
Hicretim
Sabahlara
Bu gece de
Sen oldum
Adam akıllı
Çıldırmalar orkestrası
Kustu bestelerimi
Kalp atışlarımdan
Ravzanda
Darmadağın bir katre
Yağmışım
Tövbelerimden
Kubbelerine özgürlüğün
Bu gece de
Sınandım
En ürkek yanlarımla
Meçhulüm
Bin bilinmeyenli denklem kadar
Beynimden akıp duran
Sorularla
Meşgulüm..
Vurgun yemişim
Bir gül bahçesi serabına
Yüz kanatlı hakikatimi
Hiç korkmadan
Rüyalarınla
Yitmişim..
Bu gece de
Seninleydim
Yangınlarıma kadar
Heyhat!
]]></description>
		<wfw:commentRss>http://blog.dergibi.com/2008/04/21/bu-gece-de-mechulum/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ESKİDEN HATIRLADIKLARIM</title>
		<link>http://blog.dergibi.com/2008/04/21/eskiden-hatirladiklarim/</link>
		<comments>http://blog.dergibi.com/2008/04/21/eskiden-hatirladiklarim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Apr 2008 22:05:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serdar Odunyaran</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dergibi.com/2008/04/21/eskiden-hatirladiklarim/</guid>
		<description><![CDATA[Her sabah uyandığımda kendimi ister istemez aynanın karşısında buluyorum.Uzunca bir süre şaşkın ve hayranca kendimi izliyorum.Vücudumdaki değişim ve psikolojik olarak geçirdiğim evrimler her geçen gün beni daha da hayretler içinde bırakıyor.Bazı zamanlar bu ben değilim olamaz bu kişi bir başkası dediğim olduğu çok oluyor.

]]></description>
		<wfw:commentRss>http://blog.dergibi.com/2008/04/21/eskiden-hatirladiklarim/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yaz</title>
		<link>http://blog.dergibi.com/2008/04/21/yaz/</link>
		<comments>http://blog.dergibi.com/2008/04/21/yaz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Apr 2008 21:43:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Musa Öz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dergibi.com/2008/04/21/yaz/</guid>
		<description><![CDATA[Yazın bittiğini nerden mi biliyorum
Susuverdi ağustosböcekleri
Kemençelerini, şarkılarını
Vurup sırtlarına çekip gittiler
Nereden mi biliyorum yazın bittiğini
Arıkuşları daha bir kilim renginde
Taşa, toprağa
Daha bir yakın uçuyorlar
Yazın bittiğini nerden mi biliyorum
Bir beyaza çalışıyorum ben
Gurbete ve ölüme gidiyorum akşamüzeri
Bir giz ile bütünleşiyorum
Oturup yazacağım bunları bir güz
Havada yeleğimin terli resimleri
Nerden mi biliyorum yazın bittiğini
Şu kızın göğüsleri
Uçmaya hazırlanan yaz sonu havası
Ergenliğini alıp götürüyor [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://blog.dergibi.com/2008/04/21/yaz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Keder İçinde</title>
		<link>http://blog.dergibi.com/2008/04/19/keder-icinde/</link>
		<comments>http://blog.dergibi.com/2008/04/19/keder-icinde/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Apr 2008 21:08:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Musa Öz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dergibi.com/2008/04/19/keder-icinde/</guid>
		<description><![CDATA[I
Dudaklar yansa da dereler soğudu
II
Şarkılar söylüyor tarlakuşu
Geçerken hüzünlü gül sandıkları
Üşüyor anaların gözyaşıyla
Güleç göller, utangaç gökyüzü
Ve reçine kokuyor üzümler
Taneleri iri yar gülümsemesi
Güzdür şimdi anıları okşayan
III
Uçarken mavi gönül kelebeği
Evlendi, çoğalsın diye çocuklar
Ve bitti sevda, savruldu goncası
Ölü güller taşıyor koynunda
Ellerinde boş bir kuş yuvası
Güzel olsun diye meyveleri
Yaşlanan frenkincirleri, boz alıçlar
Gibi soldu her gebe kalışında
Ah hangi üzgün cephede şimdi
Uykusuz [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://blog.dergibi.com/2008/04/19/keder-icinde/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşları küçük, işleri büyük</title>
		<link>http://blog.dergibi.com/2008/04/19/yaslari-kucuk-isleri-buyuk/</link>
		<comments>http://blog.dergibi.com/2008/04/19/yaslari-kucuk-isleri-buyuk/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Apr 2008 21:06:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Şener</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dergibi.com/2008/04/19/yaslari-kucuk-isleri-buyuk/</guid>
		<description><![CDATA[Dün arkadaşımı beklerken dikkatimi çeken bir konu oldu. Dikkatimi çeken olayı sizlerle paylaşmak istedim. Umarım sizinde hoşunuza gider.
Anlatacağım konu geleceğimizle ilgili. Kendimizden daha çok önemsediğimiz evlatlarımızla alakalı.
Bir gün önce dört çocuk yani ilköğretim öğrencilerimiz koşarak boylarının yetiştiği yere kadar direklere ellerinde ki, hazırladıkları duyuruları asılıyorlardı. Acaba astıkları yazının içeriği nedir diye, çok merak ettim. Öğrencileri [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://blog.dergibi.com/2008/04/19/yaslari-kucuk-isleri-buyuk/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Elmanın Kokusu</title>
		<link>http://blog.dergibi.com/2008/04/19/elmanin-kokusu/</link>
		<comments>http://blog.dergibi.com/2008/04/19/elmanin-kokusu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Apr 2008 21:06:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Musa Öz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dergibi.com/2008/04/19/elmanin-kokusu/</guid>
		<description><![CDATA[Duyulmuyor dudağın derine yansıması
El ele duruşun yoğunluğu
Ve her yerde aynı ekmeğin kokusu
Elmanın ve öpüşmenin de
Ergenliğin tendeki esrimesi
]]></description>
		<wfw:commentRss>http://blog.dergibi.com/2008/04/19/elmanin-kokusu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Önce ciddiyet</title>
		<link>http://blog.dergibi.com/2008/04/19/once-ciddiyet/</link>
		<comments>http://blog.dergibi.com/2008/04/19/once-ciddiyet/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Apr 2008 21:05:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Şener</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dergibi.com/2008/04/19/once-ciddiyet/</guid>
		<description><![CDATA[Yaptığımız işin insanlara faydası olursa mutlu oluruz. Önce yer işgal etmek olmadan görevimizi ciddi yapmamız gerekiyor.
Yerel basının içinde olmam hasebiyle yazılarımı ve eğitime öğretime katkısı olacak şekilde planlarım.
Ağdalı kelimelerden kaçınırım. Faydası olmalı kullandığım köşenin, yoksa burada geçmişte çeşme başlarında yediğimi, içtiğimi anlatamam.
]]></description>
		<wfw:commentRss>http://blog.dergibi.com/2008/04/19/once-ciddiyet/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>BİR KUM TANESİ</title>
		<link>http://blog.dergibi.com/2008/04/16/bir-kum-tanesi/</link>
		<comments>http://blog.dergibi.com/2008/04/16/bir-kum-tanesi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Apr 2008 10:34:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>samet karatay</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dergibi.com/2008/04/16/bir-kum-tanesi/</guid>
		<description><![CDATA[Küçük bir kum tanesiydim,koca bir çölün ortasında.Etrafımda benim gibi milyarlarcası ile.Bir gün bir rüzgar sarstı beni,kaldırdı havaya ve götürdü istediği yere.Sonunda o da tükendi,bıraktı beni bilmediğim bir yere.Ve O’nu gördüm.İlk başta inanamadım,daha önce hiç bu kadar büyük bir kum tanesi görmemiştim.
Hemen yanımda ki bir kum tanesi bana seslendi;
-Şaşırdın galiba?
-Evet.Daha önce bu kadar büyük bir kum [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://blog.dergibi.com/2008/04/16/bir-kum-tanesi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Nasihatçimiz</title>
		<link>http://blog.dergibi.com/2008/04/12/nasihatcimiz/</link>
		<comments>http://blog.dergibi.com/2008/04/12/nasihatcimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Apr 2008 19:46:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Şener</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dergibi.com/2008/04/12/nasihatcimiz/</guid>
		<description><![CDATA[Dün uzaklara gittim. Hem de çok uzaklara. Dostumun babası, dönmemek üzere yola bizden önce çıkmış. Ayrılık var, ama üzülüyoruz.
Yakın sanılır bazen uzaklara yolculuklar, ama gerçekten konuşma yoktur. Mekân yakın olsa da görüşme şansını yitirmiş oluyoruz. Çünkü dünyalarımız farklılaşmıştı.
Gittiğimde ölümle yüzleştim. Kendimi hesaba çektim. İnsanın aklına ölüm uzak gibi geliyor, aslında en yakın dostumuzdur bizim, ölüm [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://blog.dergibi.com/2008/04/12/nasihatcimiz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sevginin değeri</title>
		<link>http://blog.dergibi.com/2008/04/12/sevginin-degeri/</link>
		<comments>http://blog.dergibi.com/2008/04/12/sevginin-degeri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Apr 2008 19:45:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Şener</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dergibi.com/2008/04/12/sevginin-degeri/</guid>
		<description><![CDATA[Sevginin nasıl büyüdüğünü ve nasıl büyütüleceğini birçoğumuz maalesef bilmiyor. Özellikle ben bilirim, ederim diyenlerin olması da şaşırtıcı değil mi? sizin çevrenizde de mutlaka bu tür insanlar vardır.
Bitkiler âleminde ki, bir sevgiye cevap vermenin cezasını hepimiz düşünelim. Karşılık verilmeye sevgiye bir hikâyeyle sizlere anlatmak isterim. Maalesef anlama yeteneği gelişmiş gibi görünüp de anlama idraki olmayanlara sözüm [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://blog.dergibi.com/2008/04/12/sevginin-degeri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>muamma/m. . .</title>
		<link>http://blog.dergibi.com/2008/04/12/muammam/</link>
		<comments>http://blog.dergibi.com/2008/04/12/muammam/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Apr 2008 09:09:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeRRe</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dergibi.com/2008/04/12/muammam/</guid>
		<description><![CDATA[boğazımı yırtan bir sessizliğin ucunda hayatımın en yalnız zamanlarıve ben yüzü aydınlık günlerin geceye battığı vakitteyimgökyüzüne esaret sisli yıldızlar oynaşıyor alaycı ışıklarıyla hüznümdebaşrolü kapmıştı zaten yokluğunoynamaktan yorgun düşmelerine inateskimiş kelimeleri her gün temize çekerekyineliyor acımasız savunmasınısahnede ışıklar üstündeyken ne kadar sahte duruyor oysademek ki gitmenin hakkını vermeden çarpmışsın kapıyı alnımaki hala vuruyorsun kuru dalgalarla koylarıma. ne [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://blog.dergibi.com/2008/04/12/muammam/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Olmak istediğin kişimisin</title>
		<link>http://blog.dergibi.com/2008/04/09/717/</link>
		<comments>http://blog.dergibi.com/2008/04/09/717/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Apr 2008 19:46:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serdar Odunyaran</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dergibi.com/2008/04/09/717/</guid>
		<description><![CDATA[Hayat beni ne kadar zorlasa da seçeneklerim her geçen gün azalsa da içimde yaşama karşı olan savaşım durmaksızın devam ediyor. Bu savaşta çok büyük değerlerimi kaybettim. Biliyorum kaybetmeden kazanamam. Bu savaş öyle bir savaş ki rüyalarımda bile devam ediyor. Neredeyse bütün hayatımı esir etti. Nereye gideceğimi ve ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Hayat tam bir bilinmezlik, [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://blog.dergibi.com/2008/04/09/717/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Asıl seni tanımak güzel</title>
		<link>http://blog.dergibi.com/2008/04/07/asil-seni-tanimak-guzel/</link>
		<comments>http://blog.dergibi.com/2008/04/07/asil-seni-tanimak-guzel/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Apr 2008 19:30:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Şener</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dergibi.com/2008/04/07/asil-seni-tanimak-guzel/</guid>
		<description><![CDATA[İnsanın tanınması ne kadar güzel duygudur. Size ulaşmak için çalışanların olmasını öğrenince ve konuşmak isteyenlerin can atmasını, yaşayınca insan duygulanıyor.
Yeni tanıştığım çok olgun genç, utanarak sizi tanıyorum dedi. Daha önce yüz yüze hiç karşılaşmadık. Nerden tanıyorsun dedim? İnternette giriyorum, orada yazılarınızı gördüm ve bu yazı yazan insanınla konuşsam diyordum, dedi. Allah ‘a şükürler olsun demesin [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://blog.dergibi.com/2008/04/07/asil-seni-tanimak-guzel/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Behre-Çöle İnen Deniz</title>
		<link>http://blog.dergibi.com/2008/04/05/behre-cole-inen-deniz/</link>
		<comments>http://blog.dergibi.com/2008/04/05/behre-cole-inen-deniz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Apr 2008 10:43:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>suskunadam</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dergibi.com/2008/04/05/behre-cole-inen-deniz/</guid>
		<description><![CDATA[Yazım yanlışlarımla kabul et beni,Sana hiddetimin fırtınasında bir tipi getirdimOtururken yangınına, kül oldum. 
Bahar, de ki; sarımtırak renklerinde hüzünAlacalısında kelebekler kondurur rüyalarımaGördüm, bildiğim en hüzünlü yanımsınÇocuk sevinçlerinde-kardan bir sevgili-Kurarken seni göklere, güvercinlerin kıskançlığıİsyanımı alıp götürdü. 
-Behre-Çöle gelen deniz…Kurut kuraklığımı, mevsim olsun bakışınİkliminde ceylanlar suya düşsünDüş sende, düş gibi yakama Ellerinle diktiğin hayalin İlkbahar olsun. 
-Behre-Çöle gelen deniz…Gördüğüm günün [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://blog.dergibi.com/2008/04/05/behre-cole-inen-deniz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
