Söylemesi kolay

En kolay iş karşımızda ki insana öğüt vermektir. Sıkıntısını anlattıkça bizce makul mantıklı, olan önerilerde bulunuruz.Borçluysa ödeme yöntemini hastaysa doktor yolunu…
Elinden tutma, yardımcı olma imkanımız olsa da çok nasihat, hiç yardım yok.
Bizde usul bu.Böyle olunca da kimse arkadaşından memnun değil. Hem de nasıl nasihatte bulunuruz hararetle, ısrarla, hız kesmeden…Son sürat hep öğüt.Eskiden atalarımız önce o konuda ki çalışmaları yaparlar, sonra öğüt verirlerdi.
Devamını okumak için bir tık yeterli »

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 0 Yorum
  • Kategori: Blog
  • Piraha Dili

    PİRAHALAR KİMDİR?

    Brezilya’nın yağmur ormanlarında, Amazon havzasını sulayan Maici ırmağı kenarında küçük bir topluluk yaşıyor. Küçük yerleşme yerlerinde on ila yirmi kişilik gruplara bölünmüş olan Piraha halkının toplam nüfusu topu topu iki yüz, üç yüz kişi. Avcılık ve toplayıcılıkla geçinen yerliler, avcılık konusunda ustalar ve müthiş bir konumlama yetisine sahipler.

    Devamını okumak için bir tık yeterli »

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 1 Yorum
  • Kategori: Blog
  • Adam’a

    Bir çın…

    Eski kilisenin duvarlarından

    Bir rüzgâr…

    Hırçın

    Dağıtıyor sesi adanın etrafına

    Deniz yorgun, dinleniyor

    Bir küçük yosun kıyıda

    İntihar süsü vermiş dalgalar ona

    Midye kabuğundan aşklar çıkar bu limanda

    Öyle ender, öyle deniz kokan

    Buluşurlar gece yakamozda

    Bir yıl…Geçti üstünden

    Ne gelen var ne de giden! 

    D. Nazlıhan Ergin 

     16.04.07

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 1 Yorum
  • Kategori: Şiir, Blog
  • son elveda

    sevgilim……  

      senin  hayatındakiler beni mutsuz ediyor onları çıkarınca sen mutsuz oluyorsun.Mutluluk mutsuzluk kavramınıda geçtim yük ve yük oluşlar başlıyor bundan sonra.herşeye bir çare vardır elbette ama yük oluşlar vicdanı getirir canım ,vicdan ise zavvalıya düyulan acıma hissinden başka bir şey değildir ki..Benim içimdeki duygular ne zavallı nede senin vicdanınla avunacak kadar çaresiz.

    Devamını okumak için bir tık yeterli »

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 0 Yorum
  • Kategori: Deneme
  • Vefa Önal ve ‘şiir sanatı’ üzerine

    Kıyıda bir açık parantez gibi duruşuyla, Amasralı BalıkçıRemzi, muhabbete bir virgül gibi oturuşuyla Ankaralı yazar Vefa Önal, birisi deniz tutkunu, birisi şiir. Aslında ikisi de gönüllerinin denizine sevdalılar.    Vefa Önal, “şair, şiirini oluşturan pek çok öz ve biçim ögesinin yüzdüğü koylara dalıp dalıp çıkarak, kimsenin görmediği, duymadığı, kendi incisini bulup çıkarır”derken, Remzi, elini denize sokup, “bugün balık olmaz hoca, denizin ateşi” var der. Sevdalarıyla olan ince dostluklarını özetleyiverirler.   İkisi de bana dilek ağaçlarını hatırlatırlar, sürekli dileklerde bulunup da sulanması akıl edilmeyen dilek ağaçlarını.   Bence Vefa Önal, “Şiir Sanatı” adlı eseriyle şiir ağacına yaşamsuyu veriyor.  

    Devamını okumak için bir tık yeterli »

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 0 Yorum
  • Kategori: Blog
  • On Birinci Boyut

    Şu boyutsuz, karanlık ve sığ gündemde boğulup kalmak ne kadar acı!

    Ruhumuzu, aklımızı teneffüs ettirmek istiyoruz. Farklı boyutların sonsuzluk manzaralı pencerelerinden “umudu” temaşa etmeye o kadar muhtacız ki!

    Çoğu zaman anlaşılmaz etiketiyle etiketleyip, “acele” komutuyla, unutulma karanlıklarına postaladığımız; Divan Edebiyatı eserlerinin o iç içe geçmiş anlam boyutlarıyla örülü sesine o kadar hasretiz ki!

    Devamını okumak için bir tık yeterli »

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 2 Yorum
  • Kategori: Deneme
  • Seyyidim

    Kaldır üstümüzdeki vizri
    Seyyidim !

    Kurt sofrasında tilki gülüşü:
    Kuzu! Postuna halel getirmeyesin ha!
    Yıktığımız kendimiz mitoslarla
    Yalanladıkları kendileri
    İnsan,nisyan bi-niyaz
    Az zamanda tez ölümdür sakladığımız
    Kaldır üstümüzdeki vizri Seyyidim!

    Meyvesiz bir çınar üstümüzdeki
    Beslemedik gölgeden başkasını
    Baltalayan kolu gördük yendir içimizdeki
    Kabuklarına mest olduk,odununa tütsü
    İnsan, nisyan bi-nazar
    Az toprak çok semeredir sakladığımız.
    Kaldır üstümüzdeki vizri Seyyidim!

    Zaman ve mekan bende oyunbaz
    Sende ne Seyyidim!
    12-1-08

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 0 Yorum
  • Kategori: Şiir
  • Bu Gece de Meçhulüm

    Bu gece de
    Aykırı düşlerimin
    Damlarından düştüm öylesine
    Düşledim
    Bakışlarından kaçkın
    Bir deli sevdayı
    Parçalandım
    Sana
    Bölündüm gülüşlerine
    Çeşm-i siyahın kadar
    Boyandım karanlığa
    Uykusuzum
    Varlığının gecesinden
    Hicretim
    Sabahlara

    Bu gece de
    Sen oldum
    Adam akıllı
    Çıldırmalar orkestrası
    Kustu bestelerimi
    Kalp atışlarımdan
    Ravzanda
    Darmadağın bir katre
    Yağmışım
    Tövbelerimden
    Kubbelerine özgürlüğün

    Bu gece de
    Sınandım
    En ürkek yanlarımla
    Meçhulüm
    Bin bilinmeyenli denklem kadar
    Beynimden akıp duran
    Sorularla
    Meşgulüm..
    Vurgun yemişim
    Bir gül bahçesi serabına
    Yüz kanatlı hakikatimi
    Hiç korkmadan
    Rüyalarınla
    Yitmişim..

    Bu gece de
    Seninleydim
    Yangınlarıma kadar
    Heyhat!

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 1 Yorum
  • Kategori: Blog
  • ESKİDEN HATIRLADIKLARIM

    Her sabah uyandığımda kendimi ister istemez aynanın karşısında buluyorum.Uzunca bir süre şaşkın ve hayranca kendimi izliyorum.Vücudumdaki değişim ve psikolojik olarak geçirdiğim evrimler her geçen gün beni daha da hayretler içinde bırakıyor.Bazı zamanlar bu ben değilim olamaz bu kişi bir başkası dediğim olduğu çok oluyor.

    Devamını okumak için bir tık yeterli »

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 0 Yorum
  • Kategori: Deneme
  • Yaz

    Yazın bittiğini nerden mi biliyorum
    Susuverdi ağustosböcekleri
    Kemençelerini, şarkılarını
    Vurup sırtlarına çekip gittiler

    Nereden mi biliyorum yazın bittiğini
    Arıkuşları daha bir kilim renginde
    Taşa, toprağa
    Daha bir yakın uçuyorlar

    Yazın bittiğini nerden mi biliyorum
    Bir beyaza çalışıyorum ben
    Gurbete ve ölüme gidiyorum akşamüzeri
    Bir giz ile bütünleşiyorum
    Oturup yazacağım bunları bir güz

    Havada yeleğimin terli resimleri

    Nerden mi biliyorum yazın bittiğini
    Şu kızın göğüsleri
    Uçmaya hazırlanan yaz sonu havası
    Ergenliğini alıp götürüyor rüzgar

    Sızıyor edası turuncu yollardan

    Yazın bittiğini kimse bilmiyor

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • 0 Yorum
  • Kategori: Şiir

  • Üye Girişi





    Bağlantılar




    Arşiv



    KİTAP ARAYIN!




    Alexa Rating