9 Haz
Türkiye Bilişim Derneği, (TBD) bilişim alanında etkin faaliyet gösteren bir dernek. TBD, Türkiye’nin teknoloji yolculuğunda bir sivil toplum kuruluşu olarak söz sahibi olmanın yanında, Dergibi okurlarının bir çoğunun da hatırlayacağı gibi, Bilimkurgu Öyküleri Yarışması da düzenliyor.
Bu yıl sekizincisi düzenlenen Bilimkurgu Öyküleri Yarışması’nda kazananlar nihayet açıklandı. Yüz dört eserin katıldığı yarışmanın jürisinde, Bülent Akkoç, Yasemin Altun, Orhan Bursalı, Hakan Erdem ve Gökhan Tok yer aldı.
Yarışmaya SaŞaZa rumuzuyla katılan Serdar Hamdi Semiz, Define adlı öyküsüyle birinci oldu. 1971 Üsküdar doğumlu olan Semiz, Elektrik mühendisi. Semiz, 1998 yılında ilk kez yapılan TBD Bilişim Dergisi Bilimkurgu Yarışmasının da birincisiydi. Yarışmanın ikincisi ise Ölü Gezegen adlı öyküsüyle Ali Öztürk oldu. Öztürk, bilgisayar mühendisi ve Selçuk Üniversitesi’nde Elektrik-Elektronik Anabilim dalında doktora yapıyor. Yarışmada üçüncü sırayı ise Kişisel Kurgu adlı öyküsüyle Umut Güzel aldı. 1985 doğumlu olan Güzel, dereceye giren en genç öykücü. Güzel, İstanbul Üniversitesi Maliye Bölümü öğrencisi ve sinema tutkunu.
Dereceye giren öyküleri buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.
8 Haz
8 Haz
Kaçak Yayın dergisi Haziran sayısında, Aslan Özdemir ve Erkan Doğanay’ın hazırladığı “Futbol ve Edebiyat” konusu, geniş bir dosya olarak ele alınıyor…
“Edebiyatı ya da daha genel bir başlık ile sanatı; yaratık olmaktan sıyrılıp aklını kullanmaya başlayanlar için insani bir gereksinim olarak kabul edersek, bu ayki dosyamızın ‘Futbol ve Edebiyat’ etrafında şekillenmesinin nedenini de anlarsınız.
Futbol artık, salt ‘ayakoyunu’ olarak, içinde barındırdığı erk ve rant mücadelesinin ötesinde siyasi oluşumları, toplumsal duyarlılıkları, hayata dair çeşitli rahatsızlıkları da barındırmaya başladı.
Bu dosya kapsamında; Fenerbahçe’den FenerbahCHE, Galatasaray’dan AslanpenCHEsi, Beşiktaş’tan KartalpenCHEsi ve Trabzonspor’dan KemenCHE gibi çoğunlukla genç taraftarların oluşturduğu gruplara ulaşmaya çalıştık. Fakat gördük ki; bu grupları tribünlerde barındırmak istemeyen yönetim ve bunlara karşı olan taraftar kitleleri, bu alternatif grupların konuşmalarını bile engelleyecek boyutlara vardırmışlar işi…
Anlaşıldığı gibi, düşünen, okuyan ve yaratıcılık sınırlarını taraftarlıkları ile birleştiren insanlara buralarda da pek tahammül edilmiyor, yani bu “endüstri”de de pek pas verilmiyor özgürlükçü düşüncelere. Yeşil sahalarda durum böyleyken edebiyatımız, edebiyatçımızda bu kitlesel spora sırt çevirmiş, lümpen ve alt kültür sporu olarak gördükleri futbol kültürüne burun kıvırmışlar. Kimbilir, belki de tribünlerde potansiyel kitap okurlarının varlığından hiç haberdar olmadan…
Sahipsiz kalmak ve bırakılmak, sonunda insanları farklı yönlere itmeye yönelik boş alanlar, onaylamayacağımız paslar yaratır… Bu açıdan bakınca mutlaka birileri çıkıp bu kitlelerle ilgilenmeli… Ey! Taraftar, eğer düşünenlerden isen bu düşünen arkadaşları yalnız bırakma ve sahip çık takımının aklını kullanmayı erdem sayan taraftarlarına…”
Dergide yazıları ile Oktay Taftalı, Metin Kaçan, Adnan Özer, Cezmi Ersöz, Hasine Şen, Coşkun Çelik, Cemal Dindar, Vedat Özdemiroğlu, Küçük İskender, Kürşat Oğuz, Necati Güngör, Nazlı Yalçın, Nevzat Çelik, Salih Bolat, Mert Aydın, Nihat Genç, Metin Yeğin gibi isimlerin “Futbol ve Edebiyat” dosyasını destekleyen yazıları yer alıyor.
8 Haz
Hüseyin Akın birkaç senedir deneme’nin peşini bırakmıyor. Kimbilir belki de deneme onun yakasını tutmuş bırakmıyor da olabilir. İlk deneme kitabı “Deneme –Yanılma” ve “Kitabım Çıktı Alınmayın” deneme kitaplarından sonra Akın şimdi de “Geçmiş Günler Matinesi”yle okuyucunun karşısında. Bu kitapta da daha öncekilerde olduğu gibi Hüseyin Akın üslubunu daha ilk cümleden itibaren alıyorsunuz. Nedir Hüseyin Akın üslubu? Bir kere konuşur gibi yazmak ilk başta geliyor. Bir söyleşisinde o bunu şöyle ifade ediyordu: “Herkes yazdıklarını konuşur, ben konuştuklarımı yazıyorum”
8 Haz
Üyelikten ayrılmak için, dergibi-unsubscribe@yahoogroups.com adresine bir mesaj atmanız ve ayrılma işlemini onaylamak için gelecek mesajı geri göndermeniz (reply yapmanız) gerekiyor.
Üyelikten ayrılma işleminde başarısız olursanız, yardım için editor@dergibi.com adresine yazabilirsiniz.
http://groups.yahoo.com/group/dergibi/
8 Haz
Üye olduktan sonra gruba göndereceğiniz mesajlarınız için, dergibi@yahoogroups.com adresini kullanmanız gerekiyor. Göndereceğiniz mesajlarda, fazla yer tutan büyük metin ve resim dosyaları olmamasına dikkat ediniz.
http://groups.yahoo.com/group/dergibi/
8 Haz
Dergibi E-Posta Grubu’na mesaj göndermek için üye olmanız gerekir. Üyelik için dergibi-subscribe@yahoogroups.com adresine boş bir e-posta göndermeniz ve ardından gelecek “Please confirm your request to join dergibi” konulu e-posta mesajını üyelik isteğinizi teyid etmek için “reply/yanıtla” ile geri göndermeniz yeterlidir.
http://groups.yahoo.com/group/dergibi/
8 Haz
Açıldığı günden bu yana takip ettiğim ve takdir ettiğim dergibi’nin büyümesi daha da zenginleşmesi mutluluk verici. Sevgili Melih Bayram Dede’nin bitmek tükenmek bilmeyen azmine derin saygıyla.
Mustafa Yüce
Karakutu.com
8 Haz
Her tanışmada söylenmesi gereken, alışılmış bir söz gibi tekrarlasak da bu cümleyi bazen gerçekten bir memnuniyetin en samimi ifadesi gibi gelir bana. Melih Bey için kurulası güzel cümlelerden biri de işte bu. Tanıştığımıza memnun oldum. Blog Dergibi’ye merhaba….
8 Haz
“Tanıştığınız gibi kalmaz çoğu defa insan”
Bazen dersiniz ki kendimi bulduğum kişi işte / daldığım haz bahçesi / öyle net ki ruh aynası
-Konuşunca zaman seyri
neden görüntüler bize değil, bu yansıma da ne? Diye sorular sorarız kendimize. Küçük bir hüzün dalgasında ruh sarsılırken; elinizde avucunuzda tek bir şey kalmıştır o da tecrübe. Sabit bir hayat formülü içinde ekleyip – çıkarttıklarımız , çarptığımız – böldüğümüz her ne ise bazen en derinden yer ederken usa harfler olur sere serpe size gelen, harmanlayınca duygular onu koşarsınız kelimeden kelimeye ya bir şiir ya da bir nesir ağacının altında (yüreğiniz - çırpınışınız) gölgelenirken yükünüzü alan kitaplar olur. Nereden nereye? Hüznü kutsal sayan (yazan- çizen) insanlar, mutlu olabileceği her şeyi sürgüne gönderirken sahrada sadece bir kum tanesi gülüşleri ve puslu bir ayanın arka bahçesi ilham mı desek bu manzaraya (yorumsuz)…
değişmeyen çizgisiyle / aynada net görüntüsüyle yüreğini azmine yoldaş kılan “Tanıştığınız gibi kalmaz çoğu defa insan ” sözünün inadına hep aynı kalan. Yazmayı seven birini gördü mü onu yazmaya teşvik eden (kalpten teşekkürler ) herkese kendinden bir şeyler katmayı ilke edinmiş bu güzel yüreği tebrik ederim. Dergibi editörü Melih beye sormak geliyor içimden bazen - nasıl bu kadar azimli olabiliyorsun diye: ) Keşke bir ikinci, üçüncü kişi de olabilse sizden …
| KİTAP ARAYIN! |